4 Ağustos 2026 SalıUSD 47,56EUR 54,79
Gundemnabzi
Son Dakika
Uzmanlardan 'performatif çocuk' uyarısı: '19 yaş altına yasak'

Uzmanlardan 'performatif çocuk' uyarısı: '19 yaş altına yasak'

Çocukların sosyal medyada cilt bakımı ve makyaj yapması artıyor, uzmanlar uyarıyor.

Haber Merkeziİlk yayın:

Sosyal medyada, yetişkinler gibi makyaj yapan ve cilt bakım ürünlerini tanıtan çocuklar artış gösteriyor. Bu çocuklara 'performatif çocuk' deniyor. Klinik Psikolog Dr. Öğr. Üyesi Pelin Hazer, bu kavramın resmi bir tanım olmadığını, daha çok günümüz dijital kültürünü açıklamak için kullanıldığını belirtiyor. Performativite, çocuğun izleyici kitlesi varmış gibi davranmasını ifade ediyor. Çocuk, hangi duygusunu nasıl göstereceğini, ne giyeceğini izleyicinin beğenme olasılığına göre belirleyebiliyor. Bu durum, çocuğun değer duygusunun performansa bağlı hale gelmesine yol açıyor. Dr. Hazer, çocuğun 'Ben olduğum için değerliyim' yerine 'İzlendiğim sürece değerliyim' düşüncesini geliştirebileceğini vurguladı.

Sosyal medyada makyaj yapan veya yetişkin kıyafetleri deneyen kız çocuklarının sayısı artıyor. Dr. Hazer, çocukların taklit ederek öğrendiğini ancak davranışın bağlamı ve sürekliği ile beklentilerin önemli olduğunu belirtti. Eğer çocuk, yetişkin görünümüne bürünürse, gelişimsel sınırlar bulanıklaşabilir. Bu durum, çocuğun bedenini, dikkat çekmek amacıyla kullanabileceğini öğrenmesine neden olabilir.

Çocukların yaşlarına uygun olmayan cinselleştirilmiş sunumlar, çevrimiçi taciz, uygunsuz yorumlar ve görüntülerin kötüye kullanılması gibi risklerle karşı karşıya kalmalarına yol açabiliyor. Dr. Hazer, erken yetişkinleştirmenin çocuğun oyun oynama ve keşfetme hakkını kısıtlayabileceğine dikkat çekti. Çocuk, yetişkin dünyasının görünüş ve başarı baskısını taşımaya zorlanabilir.

Çocuklar artık kendilerini yalnızca çevresindeki arkadaşlarıyla değil, dünya genelinden seçilmiş, filtrelenmiş ve düzenlenmiş görüntülerle karşılaştırıyor. Bu süreç, çocukların belirli beden tiplerinin ve cilt görünümünün ‘normal’ olduğu yanılgısını geliştirmelerine neden oluyor. Aile içinde görünüşe verilen aşırı önem, çocukların bedenlerini başkalarının değerlendirmesine sunduğunu öğrenmelerine yol açabiliyor.

Dr. Hazer, günümüzdeki güzellik algısının çocukları erken yaşta estetik müdahalelere yönlendirebileceğini ifade etti. Ancak her estetik merakının ruhsal bozukluk belirtisi olmadığını da ekledi. Ergenlik döneminde bedene olan ilginin artması doğal bir süreçtir. Ancak, dijital olarak değiştirilmiş bir yüzün standart olarak benimsenmesi, çocuğun gerçek yüzünü düzeltmesi gereken bir proje olarak görmesine yol açabilir.

Estetik müdahale isteği ortaya çıktığında, çocuğun bu isteği ne zamandır taşıdığını, görünüşünü ne kadar düşündüğünü ve sosyal ortamlardan kaçınıp kaçınmadığını değerlendirmek gerektiğini belirten Dr. Hazer, çocukların beden algısı bozuklukları açısından bir ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çocuklar, toplumun görünür biçimde ödüllendirdiği rollere yöneliyor. Geçmişteki başarı kavramları bilgi ve saygınlıkla ilişkilendirilirken, günümüzde görünür olmanın ve takipçi kazanmanın daha fazla önemi var. Çocuklar, influencer olmayı yalnızca yüzeysellikle açıklamak haksızlık olur çünkü bu, onların eriştiği bir başarı tanımıdır. İçerik üretimi yaratıcılığı ve iletişim becerilerini geliştirebilir, ancak çocukların hayali yalnızca tanınmak üzerine kuruluysa, hedefin içeriği boşalabilir.

Dr. Hazer, sosyal medyada içerik üretiminin etkisinin, içeriğin niteliğine, çocuğun yaşına, kullanım süresine ve aile tutumuna göre değiştiğini kaydetti. Sosyal medya kullanımının her çocuğa psikolojik sorun yaratmayacağını belirten Dr. Hazer, dijital üretimin doğru sınırlarla yaratıcılık ve kendini ifade etme alanı sağlayabileceğini ifade etti. Ancak çocuk, izlenme sayılarına bağlı olarak kendini değerlendirmeye başladığında risk artar.

Çocukların dijital dünyada üretken olurken çocukluklarını koruyabilmeleri için denge kurmanın önemli olduğunu belirten Dr. Hazer, içerik üretiminin çocuğun hayatının merkezi değil, sınırlı bir etkinliği olması gerektiğini vurguladı. Ebeveynlerin, çocuklarının sosyal medya kullanımında ani davranış değişikliklerini izlemesi gerektiğini, paylaşım yaptıktan sonra beğeni ve yorum kontrol etme davranışlarının önemli işaretler olduğunu söyledi.

Çocukların yedi yaşında cilt bakımı içeriklerini sergilediğini ortaya koyan araştırmalar bulunduğunu belirten Dr. Hazer, toplumun çocukların dijital görünürlüğünü bir çocuk hakkı olarak ele alması gerektiğini söyledi. Ayrıca, okullarda medya okuryazarlığının ötesinde eğitim verilmesi gerektiğini vurguladı.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Melda Özekinci, 18 yaş altındaki çocukların cilt yapısının pediatrik cilt olarak değerlendirildiğini söyledi. 19 yaşından önce aktif içerikli cilt bakım ürünlerinin kullanılması uygun değildir. Retinol gibi cilt bakım ürünlerinin 19 yaş altındaki çocuklara kesinlikle kullandırılmaması gerektiğini belirtti.

Dr. Özekinci, çocuk cildinin hassas olduğunu, cilt bariyerinin tam olarak olgunlaşmamış olduğunu ve dış etkenlere karşı daha duyarlı olduğunu ifade etti. Çocuklarda cilt bakımında en önemli noktanın gereksiz ürün kullanımından kaçınmak olduğunu söyleyen Dr. Özekinci, kullanılacak ürünlerin nazik ve hipoalerjenik olmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

Çocuk cilt bakımında öne çıkan içerikler arasında gliserin, seramidler, niasinamid, aloe vera ve çinko oksit bulunmaktadır. Bu içeriklerin uygun ürünlerle birlikte kullanılması, çocuk cildinin nemlenmesine, yatışmasına ve zarar görmesine karşı koruma sağlamasına yardımcı olabilir.

Kaynak: Milliyet

#sosyal medya — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler