
İngiltere ordusu sanal gerçeklikle eğitilecek
İngiltere Savunma Bakanlığı, ordusunu eğitmek amacıyla sanal simülasyon teknolojileri geliştiren bir konsorsiyumla 2 milyar sterlinlik sözleşme imzaladı.
Letonya'nın başkenti Riga'da güneşli bir Temmuz gününde, NATO konvoyu kebap dükkanları ve bir eczanenin bulunduğu caddeden ilerliyor. Şehir merkezindeki bir kavşakta meydana gelen patlamanın ardından öncü tank alevler içinde kalıyor. Bu görüntüler Riga'nın Lāčplēša iela ile Tērbatas iela caddelerindeki gerçek sokakları yansıtıyor. Kebap dükkanları ve eczane de bu güzergahta yer alıyor. Tankın patlamasının ardından kaçışarak uzaklaşan yayalar, yaşlılar, gençler, NATO'yu destekleyenler ve karşıtları dahil Riga nüfusuna dayanarak modelleniyor. Ancak yaşanan bu olay tamamen bir simülasyondan ibaret.
Söz konusu simülasyon, İngiltere ordusunu eğitmek üzere Savunma Bakanlığı ile 2 milyar sterlinlik dev bir sözleşme kazanan konsorsiyumun üyesi olan İngiltere merkezli Skyral şirketi tarafından tasarlandı. Modern ordular onlarca yıldır sanal ortamlarda eğitim gerçekleştiriyor. ABD ordusu 2002 yılında Windows üzerinde çalışan ve muharebe durumlarını modellemeyi amaçlayan 'America’s Army' adlı çok oyunculu bir video oyunu piyasaya sürmüştü. Bu yapım dönemin koşullarında ABD ordusunun propagandası olduğu gerekçesiyle eleştirilmişti.
Yeni nesil şirketler ise olayların dolaylı sonuçlarını yakalayabilen karmaşık ve katmanlı sistem ya da mekan modelleri sunmayı hedefliyor. Skyral, orduların şehirleri hatta bütün ülkeleri yeniden oluşturmasına olanak tanımayı amaçlıyor. Bu teknolojideki temel amaç savaş pilotlarının F-16 kullanımını öğrenmesinden ziyade, askerlerin ve taktisyenlerin verilen kararların olası sonuçlarını deneyimlemesini sağlamak.
Örneğin kalabalık bir şehir caddesine isabet eden füze saldırısı halkın kaçışmasına yol açıyor. Fakat aynı füze soğuk bir kış gününde bir elektrik santralini devre dışı bırakırsa, aynı insanlar farklı bölgelere sığınma eğilimi gösteriyor. Skyral benzeri teknolojilerin asker eğitimini ne ölçüde geliştirebileceğine dair araştırmalar henüz sınırlı düzeyde bulunuyor. Genel olarak oyun temelli eğitimlerin fayda sağladığı biliniyor; daha önceki araştırmalar uçuş simülatörlerinde eğitim alan askeri personelin gerçek dünya senaryolarında çok daha başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bu tür senaryoların gerçek dünyayı ne kadar etkili modelleyebileceği veya muharebe ortamına ne kadar uyarlanabileceği konusunda belirli sınırlandırmalar mevcut.
Buna karşın simülasyon çalıştırmak, canlı muharebe tatbikatları organize etmekten çok daha kolay ve maliyetsiz olduğu için ordular bu alanlara milyarlarca harcama yapıyor. Gerçek dünyayı kusursuz şekilde kopyalamasalar da askerlerin temel becerileri defalarca tekrarlayarak çalışmasına imkan tanıyor. Skyral'ın sunduğu fikirler bir süredir geliştirme aşamasındaydı. Ancak İngiltere, bu teknolojiyi kuvvetlerinin eğitim süreçlerine derinlemesine entegre eden ilk ordular arasında yer alacak. Sözleşme, İngiltere'nin savunmaya ne kadar bütçe ayırdığına ve bu kaynağın değişen tehditlerle başa çıkmak için yeterli olup olmadığına dair yürütülen geniş çaplı kamuoyu tartışmalarının ortasında imzalandı.
Askerlerin 'Call of Duty' oynamasından ne kadar farklı olduğu sorusuna yanıt veren Skyral Eş Yöneticisi Naomi Hulme, askeri teknoloji şirketlerinden Raydon'ın eski çalışanı Jason Kennedy ile birlikte şirketi kurduklarını belirtiyor. BAE Systems'deki 20 yıllık görev sürecinin ardından oyun motorları ve metaverse odaklı bir yazılım şirketi olan Improbable Worlds Limited'den ayrılan Skyral'a katılan Hulme, şirketin Improbable tarafından geliştirilen sanal dünyalarla yola çıktığını ifade ediyor. Hulme, büyücülerin askerlerle, ejderhaların ise tanklarla değiştirilmesi durumunda konunun savunma alanına doğrudan uyarlanabildiğini kaydediyor.
Zaman içinde gerçek bir şehrin ve muharebe sahasının kullanılabilir modelini inşa etmek amacıyla alt alta gelen çok sayıda bilgi katmanını entegre eden bir platform geliştirdiler. Skyral bu yapıyı 'dijital ikiz' olarak adlandırıyor. Bu ifade ilk olarak otomobil gibi makinelerin sanal modellerini tanımlamak için kullanılıyor ve fren balatalarının kullanım süresini simüle etmek gibi öngörücü bakımlara olanak tanıyordu. Yakın dönemde ise bu kavram, gerçekliği modellemeyi amaçlayan ve orduların, insani yardım misyonlarının ve cerrahların karmaşık kararları test etmesine imkan tanıyan daha iddialı çalışmaları kapsayacak şekilde genişledi.
Royal Leamington Spa merkezli savunma ve otomotiv teknolojisi şirketi Power Size Technologies'in yöneticisi Wiktor Dotter, bu ifadenin popüler bir terim haline geldiğini belirtiyor. Power Size Technologies, İngiltere ve ABD ordularının yanı sıra diğer bazı ülkelerle de ayrı bir simülasyon projesi üzerinde ortaklık yürütüyor. Şirket; tank bataryalarından çöl kampındaki güneş panellerine kadar enerji sistemlerinin sanal modellerini inşa ederek orduların ekipmanlarını nasıl elektriklendireceklerine karar vermelerine yardımcı oluyor.
Bu teknolojilerin tedarik süreçlerinin maliyetli olduğu, kararların siyasi boyut taşıdığı ve zaman aldığı askeri alanda büyük karşılığı bulunduğunu vurgulayan Dotter, yeni bir tankı test etmenin yeni bir otomobili denemekten çok daha zorlu olduğunu ifade ediyor. Savunma alanında teknoloji geliştirme süreçlerinin kullanışlılıkla bağlantılı olmaması durumunda tüm faaliyetlerin politika ve kurallarla yönlendirildiğinin kısa sürede görüldüğünü belirten Dotter, Savunma Bakanlığına çölde güneş paneli denemek veya hibrit savaş tankı üretmek gibi fikirlerin simülasyon ortamında test edilebileceğini aktardıklarını ve ellerinde bunun için yeterli veri bulunduğunu dile getiriyor.
Skyral'ın temel değer önerisi; askerleri muharebe kararlarının lojistik ağları, kritik altyapıyı ve insan popülasyonunun davranışlarını nasıl etkileyeceği gibi dolaylı sonuçları konusunda eğitmenin yollarını geliştirmek. Bu amaçla Riga gibi gerçek şehirlerin kapsamlı modelleri inşa ediliyor. Hulme, savunma alanında kararların tam sonuçları anlaşılmadan verilebildiğini, dijital ortam sayesinde bu kararların test edilebildiğini belirtiyor.
Öte yandan bir grup NATO araştırmacısı, su altı sistemlerinin modelleri gibi daha sınırlı kurulumlarla da olsa dijital ikizler üzerinde çalışmalar yürütüyor. Aradaki temel fark kapsam derecesinden kaynaklanıyor. Skyral; elektrik şebekesinin yapısı, gerçek bir popülasyonun yaş ve eğitim seviyeleri gibi katmanları bünyesinde barındırarak tek bir sistemin ötesine geçen modeller sunuyor. Hulme, bugüne kadar ayrı ayrı ele alınan tüm bu modellerin bir araya getirildiğini ve herhangi bir unsura müdahale edildiğinde zincirleme etkinin net biçimde görülebildiğini ifade ediyor.



