Yapay zeka ile yerli ilaç hedefi güçleniyor
Yapay zeka destekli ilaç tasarımı, Türkiye'nin özgün molekül geliştirme kapasitesini artırma potansiyeli taşıyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulilah Ece, yapay zeka destekli ilaç tasarımının Türkiye'nin özgün molekül geliştirme kapasitesini artırabileceğini dile getirdi.
Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Abdulilah Ece, yapay zekanın mevcut molekül kütüphanelerini taramakla sınırlı kalmadığını belirtti. Ece, üretken yapay zeka modellerinin belirli bir hastalık hedefi doğrultusunda daha önce sentezlenmemiş yepyeni moleküller ortaya koyabildiğini aktardı.
Normal şartlarda imkansız olan veya aylarca sürebilen protein, nükleik asit ve küçük molekül etkileşimlerinin analiz ve modellemeleri, yeni yazılımlar ve donanımlardaki ilerlemeler sayesinde artık çok daha hızlı yapılabiliyor. Ece, yapay zeka ürünü bazı moleküllerin sentezlenerek deneysel çalışmalarla doğrulanmasının, bu teknolojinin ilaç geliştirme alanında geldiği noktayı gözler önüne serdiğini ifade etti.
Ece, yapay zeka tabanlı sistemlerin Türkiye'nin yerli ve özgün ilaç üretme hedefine büyük katkı sunacağını vurguladı. Bu alana yapılacak yatırımların kritik önem taşıdığını belirten Ece, ilaç yarışında devasa bütçelerin tek başına yetmediğini, veriyi doğru okumanın ve doğru molekülü erkenden tespit etmenin de şart olduğunu kaydetti. Yapay zeka, akademik merkezlerin ve yerli ilaç firmalarının kaynaklarını daha verimli kullanmasını sağlıyor. Hastalık hedefinin tespiti, molekül tasarımı, sanal tarama ve yan etki tahmini gibi adımlar artık yurt içinde atılabiliyor.
Hem ulusal hem de uluslararası düzeyde çalışmalar yürüten Ece, yerli ilaç hedefini sadece bir ilacın Türkiye'de üretilmesi olarak görmemek gerektiğini vurguladı. Özgün biyolojik hedefin tespiti, molekülün tasarımı, patent süreci, bilimsel birikim ve üretim teknolojisinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
Klasik ilaç çalışmalarında binlerce molekülün sentezlenip ayrı ayrı test edilmesinin ciddi zaman, maliyet ve insan gücü gerektirdiğini hatırlatan Ece, yapay zekanın mevcut verileri öğrenerek milyonlarca molekülü kısa sürede analiz edebildiğini ve yeni molekül önerileri sunabildiğini bildirdi.
Ece, yapay zeka sistemlerinin moleküllerin çözünürlük, emilim, dağılım, metabolizma, atılım ve toksisite durumları hakkında erken aşamada öngörüler sağladığını kaydetti. Bu sayede laboratuvara gönderilecek aday moleküller çok daha isabetli seçilebiliyor.
Bilgisayar destekli ilaç tasarımı çalışmalarından da bahseden Ece, merkezlerinde moleküler mekanik, moleküler kenetleme, sanal tarama, moleküler dinamik ve kuantum hesaplamalarından faydalandıklarını aktardı. Bu yöntemlerle ilaç adaylarının biyolojik hedeflerle etkileşimi, bağlanma gücü ve potansiyeli bilgisayar ortamında inceleniyor.
Alzaymırdan kansere, mikrobiyal enfeksiyonlardan enflamasyona ve aşı çalışmalarına kadar pek çok alanda molekül tasarımı yürüttüklerini belirten Ece, yapay zeka ile tasarlanan bir ilaç adayının faz 2 aşamasına ulaştığını, bunun teknolojinin geldiği aşamayı net biçimde gösterdiğini kaydetti.
Yapay zekanın sunduğu verilerin doğrudan ilaç olarak kabul edilemeyeceğini belirten Ece, bilgisayar tahminlerinin mutlaka deneysel çalışmalarla doğrulanması gerektiğini vurguladı. Yapay zeka önerisinin bilgisayarda güçlü görünmesinin tek başına güvenli ve etkili ilaç anlamına gelmediğini ifade eden Ece, molekülün sentezlenmesi, hücre, doku ve hayvan deneylerinin yanı sıra klinik araştırmalardan geçmesi şart olduğunu dile getirdi. Yapay zekanın bu uzun sürecin başlangıcını verimli kılan bir karar destek aracı olduğunun altını çizdi.
Yerli ilaç için biyoloji, kimya ve tıp uzmanlarının birlikte çalışması gerektiğini belirten Ece, yapay zekanın tek başına ilaç üretemeyeceğini, doğru hedefi bulacak bilim insanlarına, molekülü tasarlayacak uzmanlara, sentez laboratuvarlarına ve test altyapısına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Üniversitelerin, araştırma merkezlerinin, teknoparkların ve ilaç sanayisinin ortak hareket etmesi durumunda Türkiye'nin özgün ilaç geliştirme gücünün katlanacağını belirten Ece, yapay zekanın verimli kullanımı için nitelikli veri ve uzman insan kaynağının şart olduğunu kaydetti. Teknolojinin gücünün onu kullanan bilim insanının bilgisiyle ortaya çıktığını söyleyen Ece, temel hedefin sadece yapay zekayı kullanan değil, kendi modellerini ve teknolojisini üreten bir ülke olmak olması gerektiğini sözlerine ekledi.



