29 Temmuz 2026 Çarşamba
Gundemnabzi
Yazıcıoğlu davasında açıklanmayan liste tartışması sürüyor

Yazıcıoğlu davasında açıklanmayan liste tartışması sürüyor

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında, yönetmeliğe rağmen 9 kişilik heyet yerine 3 kişi görevlendirilmesinin gerekçesi ve komisyon üyelerinin kim olduğu sorusu yanıt bekliyor.

Haber Merkeziİlk yayın:

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında bugüne kadar yeterince tartışılmayan kritik bir detay dikkat çekiyor. Savcılık, 25 Mart 2009 tarihinde Keş Dağı yamacına düşen helikopter enkazını, kazadan iki buçuk yıl sonra yeni bir heyete inceletme kararı almıştı. O dönemde BBP yöneticileri ile hayatını kaybedenlerin aileleri enkazın yeniden incelenmesini talep etmiş, savcılık da dosyada 'büyük bir kaza' nitelemesini kullanmıştı.

Bu tanımın hukuki süreç açısından kritik bir önemi bulunuyor. 'Büyük kaza' nitelemesi, çok daha geniş katılımlı bir uzman ekibinin görevlendirilmesinin önünü açtı ve bu durum daha önce hazırlanan kaza kırım raporunu hükümsüz kıldı. Buna bağlı olarak soruşturma raporunun da baştan yazılması zorunluluğu doğdu.

Kurulun oluşturulmasında dikkate alınması gereken yasal çerçeve Sivil Hava Araç Kazaları Soruşturma Yönetmeliği'ne dayanıyor. İlgili mevzuata göre kurulun; bir kurul başkanı, kontrol pilotu, uçuş emniyet ve kaza-kırım uzmanı, uçak mühendisi ya da uçak bakım uzmanı, hava trafik uzmanı, havaalanı tesis ve kolaylıkları uzmanı, haberleşme uzmanı, meteoroloji uzmanı ile hareket ve yer işletme uzmanından kurulması gerekiyor.

Bu kurallar doğrultusunda heyetin en az 9 kişiden meydana gelmesi şartı bulunuyordu. Ancak Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin yaşamını yitirdiği olay 'büyük kaza' olarak kabul edilmesine rağmen, dönemin SHY-13 Yönetmeliği'ndeki dokuz farklı uzmanlık şartını karşılayacak geniş bir kurul yerine yalnızca üç kişilik bir kaza kırım heyeti görevlendirildi.

Kaza kırım heyetinin neden üç kişiden oluşturulduğu sorusu ise hâlâ yanıt arıyor. Heyette görev yapan isimlerden Feridun Seren, 2011 yılında 'helikoptere ait cihazların çalınmasına iştirak, delilleri karartma, sahte tutanak ve silahlı örgüt üyeliği' iddialarıyla şüpheli sıfatıyla tutuklanmış, 28 Mayıs 2012 tarihinde tahliye edilmişti. Seren, 2019 yılında Göksun Asliye Ceza Mahkemesinde görülen GPS cihazlarının sökülmesi davasında tanık olarak dinlenirken, Temmuz 2026'da tekrar gözaltına alınarak tutuklandı.

Heyetin bir diğer üyesi Şıhmehmet Sevim de 2011'de tutuklanmış, 28 Mayıs 2012'de serbest bırakılmıştı. Sevim, Temmuz 2026'daki yeni soruşturma kapsamında 'tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak' ve örgüt üyeliği suçlamalarıyla yeniden şüpheli yapılarak tutuklandı. Heyette yer alan üçüncü isim Kerem Mumcuoğlu da 2011 yılında tutuklanıp 28 Mayıs 2012'de tahliye edilenler arasındaydı. Mumcuoğlu da Temmuz 2026'daki soruşturmada tekrar gözaltına alındı ve tutuklandı.

Söz konusu kaza kırım heyetindeki bu isimler, 2011 yılında aylarca tutuklu kalmalarına rağmen haklarında herhangi bir iddianame hazırlanmamıştı. Yıllar sonra mahkemeye sanık olarak değil tanık sıfatıyla çıkan bu kişiler, Temmuz 2026'da yeniden cinayet ve örgüt soruşturmasının şüphelileri konumuna geldi. Yönetmelikteki açık hükümlere rağmen, dokuz yetkili yerine bugün yargılanan bu üç kişinin neden görevlendirildiği konusu sorusunu koruyor.

Yargılama süreçlerinde ısrarlı taleplere rağmen, bu heyeti görevlendiren Uçuş Emniyet Komisyonu üyelerinin isimleri o dönem Ulaştırma Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanmamıştı. Şimdi başlatılan yeni soruşturmada bu bilginin paylaşılıp paylaşılmayacağı ve yasanın amir hükmünü uygulamayan yetkililerin ifadeye çağrılıp çağrılmayacağı merak ediliyor.

Kaynak: OdaTV

İlgili Haberler