Yunan akademisyen Türkiye'nin güvenlik sağlayıcı rolünü vurguladı
Dr. Lizaki, Türkiye'nin güvenlik tüketicisi olmaktan çıkıp güvenlik sağlayıcısı haline geldiğini söyledi. Bu durum, diplomatik müzakerelerde Türkiye'nin elindeki en güçlü koz oldu.

Dr. Lizaki, Türkiye'nin artık güvenlik tüketicisi olmaktan çıkıp güvenlik sağlayıcısı konumuna yükseldiğini belirtti. Türkiye’nin İHA/SİHA teknolojisi ve teknik bilgi ihracatıyla savunma kapasitesini bölgesel nüfuza dönüştürdüğünü vurguladı. Bu durum, Türkiye’nin olası diplomatik müzakerelerde elindeki en güçlü koz haline geldi.
Orta Doğu’daki çatışma ortamı ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla Doğu Akdeniz’in alternatif bir rota olarak öne çıktığını belirten Lizaki, Türkiye’nin asıl amacını şu şekilde ifade etti: Ankara yalnızca kolektif savunma anlaşmalarıyla bir güvenlik merkezi olmayı hedeflemiyor.
Türkiye; enerji akışları, küresel ticaret ve dijital veri aktarımının kontrol edildiği ana jeopolitik merkez haline gelmek istiyor. Türkiye’nin bölgesel etkisini artırma stratejisi doğrultusunda, nüfuz alanını çok yönlü olarak genişlettiğini belirtti. İki ülke arasındaki rekabetin artık sadece Ege ile sınırlı kalmadığını da ifade eden Yunan akademisyen, Atina yönetimine bazı uyarılarda bulundu.
Yunanistan’ın Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru’nda (IMEC) Avrupa’ya açılan kapı olma konumunu güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye karşısında korku ve panik havası dışarıya hissettirilmemeli; teyakkuzda kalınarak yalnızca kendi hedeflerine odaklanılması gerektiği üzerinde durdu.
Yunanistan’ı asıl endişelendiren unsurun düşük maliyetle üretilen Türk İHA’ları değil, Ankara’nın enerji, ticaret ve veri hatlarını kontrol etme yönündeki bu yeni stratejik hedefi olduğu belirtildi.







