15 Ağustos 2026 CumartesiUSD47,91EUR55,51
Gündem Nabzı

800 kişi, 500 hektarlık sulak alanı 2 haftada tarlaya dönüştürdü

Kolombiya'nın La Mojana bölgesinde 800 kişinin çalışmasıyla, 500 hektarlık sulak alan sadece birkaç haftada tarıma kazandırıldı.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:
800 kişi, 500 hektarlık sulak alanı 2 haftada tarlaya dönüştürdü

Kolombiya'nın sulak alanlarında, bin yıl öncesine dayanan yapılar arkeologların dikkatini çekti. Zenú halkıyla ilişkilendirilen topluluklar, 500 hektarlık bir alanı yalnızca birkaç hafta içinde kanallar ve yükseltilmiş tarlalarla geliştirebildi. Bu büyüklükte bir altyapının başında merkezi bir yönetimin olmaması dikkat çekiyor.

La Mojana bölgesine havadan bakıldığında, sulak alanların üzerinde binlerce paralel çizgi yer alıyor. Bu izler, Zenú topluluklarının yaptığı geniş kanal ve yükseltilmiş tarla sisteminin kalıntıları. Kamellon adı verilen bu yapılar, sulak alanlarda tarım yapılmasını sağlarken, kanallar da suyun yönlendirilmesine yardımcı oluyordu.

Sistemin toplamda 500 bin hektarlık bir alanı kapsadığı tahmin ediliyor. MÖ son yüzyıllarda, 10. ve 11. yüzyıllara kadar kullanılan bu yapılar, uzun süre araştırmacıları merkezi bir otorite gerekliliği sonucuna götürdü. Ancak yeni bir araştırma, bu varsayımı sorguladı.

Araştırmacılar, Communications Sustainability dergisinde yayımlanan çalışmada, Sucre'deki San Marcos yakınlarında 500 hektarlık bir alanın haritasını çıkardı. 1.601 yükseltilmiş konut platformu ve 63 daha yüksek platform tespit edildi. Yapıların büyüklüğünden yola çıkarak, bu bölgede yaklaşık 1.600 kişinin yaşadığı, bunların 800'ünün inşaat çalışmalarına katıldığı hesaplandı.

Araştırmanın bir sonraki aşamasında, bu sistemin inşası için gereken süre hesaplandı. Araştırmacılar, taşınması gereken toprak miktarını analiz etti. La Mojana'nın kil açısından zengin toprağının işlenmesinin zor olduğunu varsayıp çalışma hızını yarıya indirdiler.

Buna rağmen, 500 hektarlık ağın tamamının 0,7 ila 1,5 ay, yani 3 ila 6 hafta içinde inşa edilebileceği sonucu ortaya çıktı. En büyük yükseltilmiş yapılardan biri, bir aile tarafından 78 ila 156 gün sürebilirken, 800 kişinin birlikte çalışması durumunda bu yapı yarım günden daha kısa sürede tamamlanabiliyor.

Bu durum, sistemin büyüklüğünün merkezi bir yönetim gerektirmediğini gösteriyor. Sistemin diğer bir ilginç yönü, La Mojana'nın büyük seller ve kuraklıklarla karşılaştığı bir bölge olmasıdır. Topluluklar, suyu engellemeye çalışmak yerine arazinin yapısını değiştirerek bu döngüye uyum sağladı.

Kanallar, suyun hareket etmesine yardımcı olurken, yükseltilmiş tarlalar ekinleri sel seviyesinin üzerinde tutuyordu. Kanallar ayrıca balıkların sulak alanlardan yerleşim bölgelerine ulaşmasını sağlıyordu. Kurak dönemlerde, kanallarda tutulan su tarım alanlarının çevresinde kullanılabiliyordu.

Yani sistem, suyu ortadan kaldırmak yerine, suyun ne zaman ve nerede bulunacağını kontrol etmeye dayanıyordu. Araştırmanın bir diğer bulgusu ise sistemin sürdürülebilirliğiyle ilgili. Altyapının her nesilde yalnızca birkaç günlük topluluk çalışmasıyla yenilenebileceği, sürekli olarak büyük bir iş gücüne ihtiyaç duymadığı anlamına geliyor.

Bu bulgular, Zenú toplumlarının tamamen eşitlikçi olduğunu göstermese de, merkezi otorite gerektirmeden büyük projelerin hayata geçirilebileceğini gösteriyor. Bu eski sistem, sadece arkeologların ilgi alanı değil. Kolombiya'daki APROPAPUR derneği, 2012'den bu yana Córdoba belediyesinde 6 hektarlık bir alanda bu yöntemi yeniden uyguluyor.

Yaklaşık 30 kişi, kurak mevsimlerde yükseltilmiş tarlalar oluşturuyor. Sistem bugün 30 ailenin, yani 80 ila 100 kişinin kullanımına hizmet ediyor. Seller geldiğinde, yükseltilmiş alanlar ürünleri koruyor.

Kuraklık döneminde ise kanallardaki su, tarım alanlarının gereksinimlerini karşılamaya yardımcı oluyor. Araştırmacılar, Zenú teknolojisinin Kolombiya genelinde aynen uygulanmasını önermiyor. Ancak, bu eski sistemin modern su yönetimine farklı bir bakış açısı sunabileceğine dikkat çekiyorlar.

Modern yaklaşımlar genellikle suyu dışarıda tutmaya dayanırken, Zenú toplulukları suyu yönetmeyi başardılar. Yeni hesaplamalara göre, bunu yüz binlerce hektarlık bir alanda, merkezi bir yönetim olmadan gerçekleştirebilecek bir iş gücüne sahiptiler.

Kaynak: Dış Haberler Servisi

#Tarım — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler