
Yunan basını: İsrail P-8 Poseidon alımını değerlendiriyor
BankingNews, İsrail'in Türkiye'nin denizaltı gücünü gerekçe göstererek ABD yapımı P-8 Poseidon uçaklarını değerlendirdiğini öne sürdü; İsrailli bakan ise Türk ordusuyla denizde doğrudan temas ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini belirtti.
Yunanistan merkezli BankingNews, Doğu Akdeniz'de Türkiye ile İsrail arasında doğrudan askeri çatışma olasılığına ilişkin endişelerin arttığını ileri sürdü.
Bu ihtimal düşünülemez değil" ifadelerine yer verildi.
İsrail'in Türkiye'nin gelişen denizaltı kabiliyetlerini kaygıyla izlediği ve bu nedenle ABD yapımı P-8 Poseidon deniz karakol uçaklarını satın almayı değerlendirdiği iddia edildi. İddialara göre İsrail Ordusu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki deniz ve denizaltı kapasitesinin artması nedeniyle uzun menzilli deniz gözetleme ve denizaltı savunma harbi görevlerinde kullanılabilecek P-8 Poseidon uçaklarının alımını inceliyor. Ancak birim maliyeti yaklaşık 328,5 milyon dolar olan uçağın yüksek maliyeti nedeniyle alım ihtimalinin düşük olduğu belirtildi.
Türkiye'nin 10'dan fazla aktif dizel-elektrik denizaltıya sahip olduğu, hava bağımsız tahrik sistemli yeni denizaltılar inşa ettiği, fırkateyn, korvet, hücumbot ve amfibi filoyla güçlendiği, ayrıca TB3 insansız hava araçlarını taşıyan TCG Anadolu gibi platformlara sahip olduğu ifade edildi.
Analizde İsrail'in Türkiye'nin askeri genişlemesini yakından izlediği ve Türk donanmasının Orta Doğu'nun en büyük ve güçlü donanmalarından biri olduğunun farkında olduğu belirtildi.
İsrail Donanması'nın daha küçük olduğu, ağırlıklı olarak kıyı savunması, denizaltı operasyonları ve doğal gaz sahalarının korunmasına odaklandığı, bu farkın P-8 Poseidon gibi platformlarla kapatılmaya çalışıldığı öne sürüldü.
P-8 Poseidon'un yaklaşık 7 bin 500 kilometre menzile, 10 saate kadar havada kalış süresine, gelişmiş radar, elektronik harp sistemleri ve denizaltı tespit sensörlerine sahip olduğu aktarıldı.
Haberde uçağın, İsrail deniz kuvvetleriyle Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında gerçek zamanlı veri paylaşımını kolaylaştırabileceği ve askeri iş birliğini artırabileceği de iddia edildi.


