
Yunanistan'daki büyük orman yangınının çıkış nedeni araştırılıyor
Yunanistan'da binlerce hektar alanı kül eden yangınla ilgili soruşturma elektrik altyapısına odaklandı. Bilim insanları ekolojik yıkım ve sağlık risklerine karşı uyardı.
Yunanistan'da Viotia'dan Attika bölgesine yayılan büyük orman yangınını inceleyen soruşturmacılar, alevlerin çıkış noktasındaki elektrik altyapısını inceliyor. Bilim insanları ise art arda yaşanan yangınların ülkeyi ekolojik bozulmaya sürüklediğini ve halkı uzun vadeli sağlık riskleriyle karşı karşıya bıraktığını belirtiyor.
Viota'daki Agios Vasileios yerleşimi yakınlarında 31 Temmuz'da çıkan yangın, Attika'ya geçerek 10 bin hektardan fazla alanı yaktı ve evleri yok etti. Psatha yakınlarında söndürme çalışmaları sırasında çarpışan iki Bell tipi yangın söndürme helikopterinde Danimarkalı bir pilot ile Yunan irtibat-çevirmen hayatını kaybetti.
İtfaiye Teşkilatı'nın yangın suçları biriminden müfettişlere göre alevler, Aioliki Spithari rüzgar parkına bağlı özel bir elektrik iletim şebekesindeki sallanan kabloların neden olduğu kıvılcımda kaynaklanıyor. Yetkililer, başlangıç noktasında herhangi bir kundaklama cihazı, sigara izmariti veya başka bir kalıntıya rastlamadı. Bu soruşturma, aynı hat üzerinde haziran sonunda meydana gelen ve iletkenler arasındaki kısa devreye bağlanarak yaklaşık altı hektarı yakan daha önceki yangının ardından başlatıldı.
Olay, özel mülkiyete ait enerji bağlantı şebekeleri üzerindeki denetimleri yeniden gündeme getirdi. Yatırımcılar bağlantı altyapısını inşa edebilse de, bu tür projeler enerji verilmeden önce elektrik şebekesi işletmecilerinin denetimindeki teknik şartnamelere, incelemelere ve testlere tabi tutuluyor.
Öte yandan çevre araştırmacıları, son yangınların kümülatif etkisinin ağır olduğunu vurguluyor. Atina Ulusal Gözlemevi'nden Konstantinos Lagouvardos, son yangınların ardından Attika'daki ormanların yüzde 43 ila 45'inin dokuz yıl içinde kül olmuş olabileceğini, batı Attika'daki durumun ise oldukça dramatik olduğunu tahmin ediyor.
Ormancılık araştırmacısı Nikos Georgopoulos, tekrarlayan yangınların ekosistemleri dönüştürdüğünü ifade etti. Ormanların kendini yenileyebileceğini ancak ortaya çıkan çevrenin insanlar için daha az misafirperver olabileceğini belirten Georgopoulos, yanan bölgelerde daha yüksek sıcaklıklar, değişen bitki örtüsü ve artan sel riskleri görüldüğünü, bazı ormanlık manzaraların ise çalılık araziye dönüştüğünü kaydetti.
Bilim insanları ayrıca tehlikelerin alevler söndüğünde bitmediği konusunda uyarıyor. Büyük orman yangınlarından çıkan dumanlar, akciğerlerin derinliklerine ulaşabilen ve bazı durumlarda kan dolaşımına girebilen ince PM2.5 partikülleri barındırıyor. Atmosfer bilimci Athanasios Nenes'in atıfta bulunduğu araştırmaya göre, duman atmosferde yaşlandıkça kimyasal oksidasyon toksisitesini artırabiliyor. Havadaki partiküller iki haftaya kadar havada kalabiliyor ve çok uzun mesafeler katedebiliyor, bu da yangın kontrol altına alındıktan sonra bile sağlık risklerini uzatıyor.







