
Araştırma: Başarı artık sadece gelirle değil, sağlıklı yaşamla ölçülüyor
Yapılan son araştırma, toplumda başarı ve statü algısının değiştiğini ortaya koydu. Buna göre kaliteli uyku, ruhsal iyilik hali ve sağlıklı yaşam, lüks ürünlerin önüne geçti.
Toplumda yaşam alışkanlıkları ve başarı algısının nasıl şekillendiğine dair yürütülen bir araştırma, dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırma kapsamında kişilere yöneltilen "Sizin için en önemli alanlar hangileridir?" sorusuna katılımcıların yüzde 73,7'si ruhsal sağlık yanıtını vererek ilk sıraya yerleştirdi. Bu alanı yüzde 64,7 oranla fiziksel sağlık takip ederken, uzun ve sağlıklı yaşamak gerektiğini savunanların oranı yüzde 46,6, maddi refah diyenlerin oranı ise yüzde 44,4 olarak belirlendi. Kaliteli uykuyu öncelik olarak görenlerin oranı ise yüzde 18,8 seviyesinde kaldı.
Son üç yılda sağlıklı yaşamın önemi belirgin bir artış gösterdi. Katılımcıların yüzde 58,6'sı son üç senede sağlıklı beslenmenin hayatlarındaki yerinin güçlendiğini belirtirken, yüzde 48,1'i stres yönetimine, yüzde 45,9'u ise uyku kalitesine eskiye nazaran daha çok değer verdiğini ifade etti. Zihinsel iyi oluşun önemli olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 39,8, düzenli egzersiz yaptığını belirtenlerin oranı ise yüzde 33,1 olarak kayıtlara geçti.
Bu zihniyet değişiminin son bir yıldaki bireysel davranışlara da doğrudan yansıdığı görüldü. Verilere göre son 12 ay içinde en sık gerçekleştirilen wellness odaklı pratik, yüzde 29,3 oranla vitamin ve takviye kullanımı oldu. Bunu yüzde 25 ile uyku takibi, yüzde 19 ile psikolojik destek alma, yüzde 16,4 ile akıllı saat veya sağlık takip cihazı kullanımı ve yüzde 13,8 ile spor salonu üyeliği izledi.
"Günümüzde bir kişinin başarılı veya yüksek statülü olduğuna dair güçlü göstergeler nelerdir?" sorusunda ise gelir seviyesi yüzde 55,3 ile hâlâ ilk sırada yer alıyor. Ancak araştırmanın en can alıcı noktalarından biri, iş-yaşam dengesini koruyabilmenin yüzde 37,9, kendine zaman ayırabilmenin yüzde 35,6, mülk sahibi olmanın yani ev sahibi olabilmenin yüzde 32,6 ve stresi yönetebilmenin yüzde 26,5 oranında başarı kıstası olarak kabul edilmesi oldu.
Sağlıklı yaşam artık yeni bir statü göstergesi olarak da kabul görüyor. Sağlıklı beslenmeye ayrılan bütçeyi bir yatırım olarak görenlerin oranı yüzde 73 ile zirvede yer alıyor. Psikolojik desteğe yapılan harcamaları yatırım sayanlar yüzde 45,9, check-up yaptıranlar yüzde 34,2, spor salonuna gidenler yüzde 22,5 ve giyilebilir sağlık teknolojisi kullananlar ise yüzde 17,1 oranında bu yatırımı benimsiyor.
"Hangileri günümüzde statü göstergesi olarak görülebilir?" sorusuna verilen yanıtlarda ilk sırayı yüzde 52,6 ile sağlıklı beslenme alırken, yüksek gelir yüzde 50 ile ikinci sıraya geriledi. Düzenli spor yapmak yüzde 33,6, fit bir bedene sahip olmak yüzde 31,9 oranında destek bulurken, lüks marka ürünler kullanmak yüzde 27,6 ile daha alt sıralarda yer aldı.
Anket katılımcıları daha kaliteli bir hayatı lüksten çok daha değerli buluyor. "Daha yüksek yaşam kalitesini ne temsil eder?" sorusuna katılımcıların neredeyse yarısı (%49,5) "daha sağlıklı olmak" yanıtını verdi. Bu görüşü yüzde 19,3 ile uzun ve kaliteli yaşamak, yüzde 18,3 ile daha az stresli bir hayat sürmek takip etti. Lüks eşyalara sahip olmayı yaşam kalitesi göstergesi sayanların oranı sadece yüzde 7,3 olurken, daha fazla boş zamana sahip olmayı tercih edenler yüzde 3,7'de kaldı.
Toplum genelinde wellness kültürünün kökleştiği de görülüyor. "Düzenli koşan ve maratonlara katılan bir kişi sağlıklı ve başarılı yaşam tarzının temsilcisidir" önermesine katılımcıların yüzde 53,9'u (yüzde 41,4 katılıyorum, yüzde 12,6 kesinlikle katılıyorum) olumlu yaklaştı.
Benzer biçimde, "Eskiden statü daha çok sahip olunan ürünlerle gösteriliyordu, bugün ise kişinin sağlığı ve yaşam kalitesi daha önemli bir statü göstergesi haline geliyor" cümlesine katılanların oranı da yüzde 61,5 (yüzde 37,7 katılıyorum, yüzde 23,8 kesinlikle katılıyorum) düzeyine ulaştı.



