
Ceuta göç krizinin ardından AB bakanları uzlaştı
Avrupa Birliği bakanları çevrim içi göç toplantısında bir araya geldi. Toplantıda Schengen bölgesinin sorunun kaynağı olmadığı vurgulandı.
Fas ile İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprak parçası olan Ceuta sınır hattında yaşanan olaylar, hem büyük bir insani krize sahne oldu hem de Avrupa Birliği genelinde Schengen rejiminin tartışılmasına yol açtı. Binlerce göçmenin bölgeye akın ettiği bu olaylar sırasında en az 88 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi.
Yaşanan gelişmelerin ardından Avrupa Birliği, göç gündemiyle çevrim içi bir zirve gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen bu toplantıda, Ceuta'daki olayların tetiklediği Schengen tartışmaları da masaya yatırıldı.
Daha önce bazı üye ülkelerden İspanya'nın Schengen bölgesinden çıkarılması yönünde talepler yükselmişti. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez, toplantının ardından yaptığı açıklamada, katılan tüm AB bakanlarının Schengen sisteminin "sorunun kaynağı olmadığı" hususunda tam bir fikir birliğine vardığını aktardı.
Daha evvel İspanya'nın Schengen üyeliğinin askıya alınması gerektiğini savunan Danimarka ise tutum değiştirdi. Danimarka Göç ve Uyum Bakanı Morten Bodskov, Madrid yönetiminin sınırda sergilediği tutumdan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "İspanya'nın polis ve askeri birlikler dahil olmak üzere güçlerini hızla sevk etmesinden ve çok sayıda göçmenin halihazırda Fas'a geri dönmüş olmasından büyük memnuniyet duyuyorum" dedi.
AB Komisyonunun İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, son günlerin Avrupa'nın dayanıklılığı ve dış sınırların güvenliği açısından önemli bir sınav niteliği taşıdığını belirtti ve "Bence Avrupa bu testi kesinlikle geçti" dedi.
İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska da Ceuta'ya yönelen düzensiz göçmen akınının, Avrupa'da vizesiz seksen dolaşım imkanı sunan Schengen düzenini "riske atmadığını" ifade etti.
Toplantıda söz alan İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ise Avrupa Birliği sınırları dışında düzensiz göçmenler için tesisler kurulmasını önerdi. Üçüncü ülkelerin göçmenleri geri kabul etmesi konusunda AB'nin elindeki tüm kozları kullanabilmesi gerektiğini savunan Piantedosi, "Eğer üçüncü ülkeler kendi vatandaşlarının yeniden kabulü konusunda işbirliğini reddederse AB, elindeki tüm kozları kullanarak tüm sektörlerde katı şartlar koyabilmeli. Artık ekonomik diplomasiyi, güvenlik ve göç alanında işbirliğinden ayrı bir yolda yürütmeyi kaldıramayız" diye konuştu.







