
Gazze'de tomografi cihazı krizi hastaları zorluyor
Gazze Şeridi'nde yaşanan tomografi cihazı ve tıbbi malzeme eksikliği, hastaların teşhis süreçlerini haftalarca geciktirirken sağlık sistemini de çöküşün eşiğine getirdi.
Gazze Şeridi, tomografi cihazlarındaki yetersizlik nedeniyle derinleşen ve tıbbi sorunları artıran ağır bir sağlık kriziyle karşı karşıya bulunuyor.
Dalia Al-Hawari, hastanenin görüntüleme odasındaki cam bölmenin arkasında sessizce durarak, 10 yaşındaki oğlunun yaralanmalarının tespit edilmesi için çekilecek tomografi hazırlığını izliyordu. Arkadaşlarıyla oynarken düşerek başını yaralayan Ahmed'in tarama sonuçlarında kafatası kırığı ve ağır kanama olduğu belirlendi; doktorlar bu duruma acil müdahale edilmesi gerektiğini bildirdi. Dalia Al-Hawari, "Bu acil bir vakaydı. Bekleyemezdik. Hızlı bir teşhise ihtiyaç duyulduğu için Al-Aqsa Hastanesi'nden Yafa Hastanesi'ne sevk edildik" dedi. Al-Hawari, ilk başta Gazze'de tomografi çektirmenin yoğun baskı ve cihaz yetersizliği yüzünden haftalar hatta aylar sürebileceğini bildiği için çok korktuğunu ifade etti.
Ahmed'in hızlı değerlendirme yapılması sayesinde şanslı olduğu belirtilirken, annesinin ilk endişeleri gelişmiş tanı görüntüleme imkanlarına erişimin korkutucu bir bekleyişe dönüştüğü Gazze'deki binlerce hastanın yaşadığı durumu gözler önüne seriyor. Teşhislerdeki gecikmeler insanların hayatını ciddi şekilde etkiliyor ve ölümlere dahi yol açabiliyor. Bu durum, İsrail'in sürdürdüğü saldırılar neticesinde Gazze'nin sağlık altyapısının büyük zarar görmesi ve tıbbi ekipman eksikliklerinin yaşanması sonrasında ortaya çıktı.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre, Gazze'deki hastanelerin yüzde 94'ü zarar gördü ya da yıkıldı. 2025 yılı Mayıs ayı itibarıyla 36 tesisten yalnızca 19'u kısmen hizmet verebiliyor. İsrail'in Gazze'ye uyguladığı abluka da bölgedeki Filistinlilerin sağlık hizmetlerine erişimini daha da kısıtlıyor.
Orta Gazze'deki Yafa Hastanesi'nde görev yapan Dr. Waseem Mansour, tıbbi görüntüleme departmanındaki krizin sağlık sisteminin çöküşünün en ciddi sonuçlarından biri olduğunu, bunun doktorların hastalıkları doğru teşhis etme ve uygun tedavi kararları alma kapasitesini düşürdüğünü belirtti. Mansour, 8 Ekim 2023 tarihinde başlayan savaşın ardından Gazze'deki faal tomografi cihazı sayısının ciddi oranda azaldığını kaydetti. Savaş öncesinde Gazze'de 18 tomografi cihazı bulunduğunu aktaran Mansour, bugün tüm bölgelere hizmet veren sadece üç ana cihazın çalışır durumda olduğunu, savaş öncesindeki yedi MR cihazının ise tamamen hizmet dışı kaldığını bildirdi.
Bu durum, özellikle Al-Aqsa Hastanesi'ndeki tomografi cihazının durmasının ardından faal kalan az sayıdaki cihaz üzerindeki yükü katbekat artırdı; bu gelişme Yafa Hastanesi başta olmak üzere diğer merkezlerin patlama yaralarından kalp krizlerine kadar çok sayıda vakayı kabul etmesine neden oldu. Dr. Mansour, "Muayenelerde sıkı bir kısıtlama uygulamak zorunda kalıyoruz ve yalnızca hayati tehlike taşıyan vakalara öncelik veriyoruz, daha az acil vakalar ise beklemek zorunda kalıyor" dedi. Görüntülemedeki gecikmelerin sadece tanı gecikmesi anlamına gelmediğini vurgulayan Mansour, bunun kanser hastaları gibi hastalığın ilerlemesinden önce erken teşhis ve takibe ihtiyacı olanlar için ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini ifade etti.
Tıbbi ekipler yaşanan yığılmayla başa çıkabilmek için röntgen ve ultrason kullanmaya yönelse de, bu yöntemler tomografi ve MR cihazlarının sağladığı gerekli bilgileri her zaman sunamıyor. Gelişmiş tanı araçlarının eksikliğinin doktorları doğru tıbbi kararlar alırken büyük bir zorlukla karşı karşıya bıraktığını ekleyen Mansour, Gazze'de tomografi ve diğer görüntüleme cihazlarında kritik bir açık bulunduğunu belirtti.
Böbrek taşlarının yol açtığı şiddetli ve tekrarlayan ağrılarla mücedele eden 31 yaşındaki Erin Al-Banna da tıbbi görüntüleme için yaklaşık altı haftadır bekliyor. Diğer vakaların öncelikli olduğunu duyduğu her seferde umutları suya düşen Al-Banna, hala tedavi tarihi almayı bekliyor. Bir ay müddetle sırasını beklediğini dile getiren Al-Banna, her gün şiddetli kramp sancıları çektiğini ve yalnızca ağrıyı dindirebilmek için ağrı kesicilere güvendiğini, bu durumda ne kadar kalacağını bilmediğini ifade etti. Çok zor koşullarda yaşadıklarını anlatan Al-Banna, içtikleri suyun eskisi gibi olmadığını ve savaş şartları nedeniyle gıdaların çoğunun konserve olduğundan bahsetti. Bu şartların sağlığını etkilediğini hissettiğini belirten Al-Banna, devam eden ağrılarının asıl sebebini öğrenmek için muayene bile olamadığını kaydetti.
Görüntüleme hizmetlerinin sınırlı mevcudiyeti sebebiyle öncelik hayati tehlike arz eden vakalara verilirken, Erin gibi hastalar uzun bekleme listelerinde kalmaya devam ediyor; bu durum günlük acılarını geciken tanı ve tıbbi bakımla bağlantılı uzun soluklu bir mücadeleye dönüştürüyor. Tıbbi görüntüleme hizmetleri kötüleşmeyi sürdürürken, hastalar belirsizlik ve uzun bekleyişlerle dolu bir yoldan geçerken, doktorlar ise kısıtlı imkanlarla tedavi kararları almaya çalışıyor. Ahmed ile Erin'in hikayeleri, zamanında ve doğru teşhise gereksinim duydukları halde hayatlarına mal olabilecek gecikmelerle karşılaşan binlerce hastanın yaşadığı ızdırabın sadece bir parçasını gözler önüne seriyor.

