30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
İngiltere'nin 1966 Dünya Kupası efsaneleri anlatıldı

İngiltere'nin 1966 Dünya Kupası efsaneleri anlatıldı

Garry Richardson, 1966'da İngiltere'yi Dünya Kupası zaferine taşıyan futbolcularla anılarını ve o dönemin futbol atmosferini paylaştı.

Spor Servisiİlk yayın:

Her Dünya Kupası geldiğinde, 1966 yılının unutulmaz kadrosuyla geçirdiğim zamanları hatırlarım. O dönem, bugünkü şımarık yıldızların aksine para ve şöhretten etkilenmeyen isimleri tanımak büyük bir ayrıcalıktı. İngiltere'nin Dünya Kupası'nı kazandığı 30 Temmuz 1966 günü, anneannem ve dedemin evindeydim. Siyah beyaz, küçük bir televizyonumuz vardı ve ekran sürekli kayıyordu. Dokuz yaşındaydım.

O finalin üzerinden 30 yıl geçtikten sonra bir gün kapım çaldı. Geoff Hurst kapıdaydı ve evimin oturma odasında kanepenin arkasına geçti. İngiltere'nin unutulmaz hat-trick kahramanı Hurst, akşam yemeğindeki konuşmasına evimde hazırlanmaya gelmişti. Tek seyircisi bendim.

Geoff konuşmasına Paddington tren istasyonunda geçen bir anısıyla başladı. Bir hayranı ona 1966'daki maçta nerede olduğunu Pentonville hapishanesinde hücreyi sevinçten dağıttıklarını anlatmıştı. Metnini yazmasında yardımcı olduğum Hurst, kısa sürede doğal bir komedyene dönüştü.

Teknik direktör Alf Ramsey'in oyuncuların şımarmasını nasıl engellediğini anlatan başka bir anı oldukça dikkat çekicidir. Dünya Kupası finalinden sonra Hurst, Ramsey'e 'Gelecek sefer görüşürüz Alf' demiş, Ramsey ise 'Belki Geoff, belki' yanıtını vererek yerinin garanti olmadığını hissettirmişti. Ramsey'in başlangıçtaki maaşı yıllık 4.500 sterlindi ve Futbol Federasyonu'ndan ev almak için yardım istemişti.

1980'lerde ve sonrasında Kuzey İngiltere'deki işçi kulüplerinde düzenlenen spor yemeklerinde 1966 kadrosu düzenli olarak sahne alırdı. Günümüz Premier Lig oyuncularının aksine, bu futbolcular gelirlerini bu etkinliklerle tamamlardı. Bazen onlarla röportaj yapar, anılarını anlatmaları için zemin hazırlardım. Bir gece sahnede Jack Charlton'a kardeşi Bobby'nin durumunu sormuş, Jack ise Bobby'nin mutlu saatler uygulamasında mahalle pub'ından men edildiğini esprili bir dille anlatmıştı.

O dönemin oyuncuları İngiliz sporunun en büyük gününe imza atmış olmalarına rağmen asla yanına yaklaşılmaz süperstar gibi davranmazlardı. Evlerindeki telesekretere mesaj bıraktığımda hemen geri dönerlerdi. Daha sonra BBC için röportaj yapmaya çalıştığım futbolculara hiç benzemiyorlardı.

1966 takımıyla çalıştığım bazı etkinlikler amatör kulüpler için düzenlenirdi. Bazen bir komedyenle birlikte eğlencenin parçası olurduk, bazen de bingo oynardık. Londra'daki bir kurumsal öğle yemeğinde George Cohen, Ray Wilson, Nobby Stiles, Hurst, Roger Hunt, Alan Ball, Martin Peters, Bobby ve Jack Charlton ile BBC'den spiker Kenneth Wolstenholme tam kadro bir arada bulunuyordu.

Takımın sert futbolcusu Nobby Stiles, Arjantin ile oynanan çeyrek final maçı öncesinde Alf Ramsey'in kendisine Antonio Rattín'i markaj etmesini söylediğini, kendisinin ise Ramsey'e 'Alf, onu maç boyunca mı yoksa bütün hayatı boyunca mı markaj edeyim?' diye sorduğunu anlatarak herkesi güldürürdü.

1982 yılında BBC Radio Sport editörüm Ian Thomas'ın yönlendirmesiyle Liverpool Street istasyonunda Alf Ramsey ile buluştum. 1982 Dünya Kupası kura çekimi için tepkisini almak üzere görevlendirilmiştim. 24 yaşındayken bu fırsatı yakaladığım için şanslı hissediyordum.

O zamanlar bambaşkaydı. Martin Peters 1966 finalinin sabahı zaman geçmek bilmediği için bazı oyuncularla Hendon caddesinde alışverişe çıktıklarını söylemişti. Zaferin ardından Federasyon'un düzenlediği ziyafete futbolcuların eşlerinin çağrılmaması büyük tepki çekmiş, Hurst ve bazı arkadaşları eşleriyle birlikte Danny La Rue'nun kabare kulübüne gitmişti.

Zaman çok değişti ancak 1966 kadrosunu tanıdığım ve onlarla harika zaman geçirdiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Kaynak: The Guardian World

İlgili Haberler