
Kayseri'de kapatılan okulun ücretini alamayan veliye AYM'den hak ihlali
Anayasa Mahkemesi, OHAL döneminde kapatılan özel okula ödenen kayıt ücretinin "FETÖ iltisakı" gerekçesiyle iade edilmemesini mülkiyet hakkı ihlali saydı.
Anayasa Mahkemesi (AYM), OHAL sürecinde kapatılan bir özel eğitim kurumuna iki çocuğu için ödediği 17 bin liralık kayıt ücretinin, "FETÖ ile iltisaklı olduğu" gerekçesiyle geri ödenmemesi üzerine yapılan bireysel başvuruyu sonuçlandırdı. Yüksek Mahkeme, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vererek dosyanın yeniden yargılama süreci için Kayseri 2. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmetti.
Karara konu olayda başvurucu, 2016 yılında Kayseri'de faaliyet gösteren ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan özel okula iki evladı için toplam 17 bin lira kayıt bedeli yatırdı. Kurumun OHAL tedbirleri kapsamında kapatılmasının ardından parasını geri talep eden velinin isteği, 670 sayılı KHK ve sonradan kanunlaşan düzenlemede yer alan "terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişiler" kriterini sağlamadığı gerekçesiyle geri çevrildi.
İdare mahkemesi de başvurucu hakkında FETÖ üyeliği suçlamasıyla kurulan mahkûmiyet kararını dayanak göstererek iade talebini reddetti. Bunun üzerine veli, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunma yolu izledi.
Anayasa Mahkemesi, kararında daha evvel norm denetimi çerçevesinde iptal ettiği kurala dikkat çekti. Mahkeme, sadece kişinin terör örgütüyle aidiyet, iltisak veya irtibatının var olduğu gerekçesiyle hukuka uygun biçimde doğmuş bir alacağın ödenmemesinin hukuk devleti ilkesiyle uyuşmadığının altını çizdi.
Kararda, devletin terörle mücadele çerçevesinde farklı tedbirler alma yetkisinin bulunduğu kaydedilirken, kişilerin özel hukuk ilişkisinden doğan alacaklarının sırf bu nedenle ödenmemesinin kamu yararına dayanan meşru bir amaç taşımadığı dile getirildi.
AYM, başvurucunun yatırdığı okul ücretinin "mülk" kapsamında değerlendirildiğini ve bu tutarın geri verilmemesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiğini saptadı. Müdahalenin dayanağını oluşturan yasal düzenlemenin ilgili kısmının daha önce iptal edilmiş olması dolayısıyla, başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesiyle koruma altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kararlaştırıldı.
Mahkeme, yaşanan ihlalin ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar verdi. Öte yandan, başvurucunun 200 bin liralık manevi tazminat talebi kabul görmeyerek reddedildi.
Başvurucu bunun yanı sıra, Adalet Bakanlığı'nın görüş ekinde kişisel verilerin yer aldığı bir listenin paylaşılması sebebiyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini öne sürdü. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu iddianın öncelikle idari ve yargısal merciler önünde dile getirilmediğini vurgulayarak başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle söz konusu şikayeti kabul edilemez buldu.



