
Klinik psikologdan sevgi satın alma uyarısı
İlişkilerde sürekli veren taraf olmanın psikolojik etkileri üzerine Klinik Psikolog Osman İlhan uyarılarda bulundu.
Klinik Psikolog Osman İlhan, İyilik İyileştirir programında, ilişkilerde sürekli veren taraf olmanın ve sınır koymanın zorlukları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. İlhan, bazen insanların sevgi ve ilgi görmek için aşırı verme davranışına yöneldiğini belirtti. Bu durumun zamanla kişinin sorumluluğuna dönüşebileceğini ifade etti. Yalnızlık ve kaybetme korkusunun sınır koymayı zorlaştırdığını vurgulayan İlhan, sağlıklı ilişkilerde denge, karşılıklılık ve bireyin kendi sınırlarını korumasının önemine dikkat çekti.
İyilik İyileştirir programının bu haftaki konuğu olan Klinik Psikolog Osman İlhan, ilişkilerde kendini sürekli feda eden kişilerin davranışlarının çoğu zaman sevilme ve terk edilme korkusuyla bağlantılı olduğunu söyledi. Bazı kişiler, "çok verirsem yanımda kalır, beni daha çok sever" düşüncesine kapıldıklarını ifade eden İlhan, sürekli vermenin sürdürülebilir olmadığını ve sağlıklı bir ilişkide veren kişinin de alması gerektiğini belirtti.
İlhan, sürekli fedakârlık yapmanın karşı tarafta zamanla bir beklenti oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu, bir dönem iyilik olarak yapılan davranışların ilerleyen süreçte kişinin sorumluluğu gibi algılanmasına yol açabiliyor.
Sınır koymada zorluk yaşamanın nedenlerine de değinen İlhan, bunun temelinde kaybetme korkusu ve yalnızlık fobisinin bulunduğunu belirtti. İnsanların çevresindeki kişi sayısını ilişkinin kalitesiyle karıştırabildiğini söyleyen İlhan, yalnız kalabilmenin kişinin kendi iç dünyasıyla sağlıklı bir ilişki kurmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Sürekli verme davranışının, kişinin sevgi, ilgi veya bir insanı hayatında tutma yöntemi haline gelmesinin tehlikeli olduğunu vurgulayan İlhan, "Sınırsız vermek mümkün değildir; insanın nefesi ve zamanı da sınırlıdır" dedi. İlhan, yapılan bir davranışın kişinin kendisini daha canlı, anlamlı ve doyumlu hissettirmesi durumunda, bunun değer odaklı bir davranış olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
Yalnızlığın her zaman olumsuz bir deneyim olmadığını vurgulayan İlhan, yalnızlıkla panik yaşamadan kalabilen kişilerin sükûnet ve olgunlaşma yaşayabileceğini ifade etti. Hayatın yoğunluğu ve sürekli devam eden telaşın insan psikolojisi üzerindeki etkilerine de değinen İlhan, bazı durumlarda depresyonun kişinin durup kendisine dönmesi gerektiğine dair bir mesaj olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
Ruh sağlığı açısından kişinin çalışabilme ve sevebilme kapasitesinin önemine dikkat çeken İlhan, bu kapasitelerin geliştirilebileceğini belirtti. Sağlıklı ilişkilerde ise sınırsız fedakârlık yerine karşılıklılık, sınır ve denge kurulmasının önemine vurgu yaptı.






