
Samsung'dan çip kıtlığı uyarısı: 2028'e kadar uzayabilir
Güney Koreli teknoloji devi Samsung, çip krizinin 2028'e kadar sürebileceğini duyururken, yarı iletken biriminin kârını önemli ölçüde artırdığını açıkladı.
Teknoloji alanındaki küresel faaliyetlerini sürdüren Güney Kore merkezli Samsung, küresel çip sektörünün geleceğine yönelik dikkat çekici öngörülerini ve en son finansal tablolarını kamuoyuyla paylaştı. Yapılan değerlendirmelerde, küresel tedarik zincirinde yaşanan çip sıkıntısının etkisini artırarak 2028 yılına kadar devam edeceği öngörüldü.
Şirketin yarı iletken üretimi gerçekleştiren birimi, yılın ikinci çeyreğinde işletme kârını geçen yılın aynı dönemine kıyasla 250 katı aşkın bir artışla 61,7 milyar dolara taşıdı. Aynı dönemde toplam şirket gelirleri de yüzde 130 oranında büyük bir büyüme kaydetti.
Bellek çipi fiyatlarındaki yükseliş şirketin genel bilançosuna olumlu yansırken, mobil departman üzerinde baskı oluşturdu. Akıllı telefon üretim birimi, artan çip maliyetleri yüzünden yılın ilk çeyreğinde 489 milyon dolar zarar ettiğini duyurdu.
Küresel ölçekte faaliyet gösteren en büyük beş veri merkezi işletmecisiyle uzun vadeli tedarik sözleşmeleri imzalayan Samsung, diğer beş büyük firmayla da müzakerelerde son aşamaya geldi. Sermaye yatırımlarından kaynaklanan riskleri en aza indirmeyi amaçlayan bu anlaşmaların en az beş yıl süreli olacağı, ayrıca peşin ödemeler ve taban fiyatlandırma modellerini kapsayacağı ifade edildi.
Müşteri listesinde Nvidia ve AMD gibi sektörün önde gelen isimlerini barındıran şirket, yapay zeka işlemcilerinde tercih edilen HBM4 bellek gelirlerinin üçüncü çeyrekte üç katına çıkmasını öngörüyor. Bu artışın, şirketin yüksek bant genişliğine sahip bellek pazarındaki payını standart DRAM çipleriyle aynı seviyeye taşıması bekleniyor.
Sektörde TSMC ve Intel ile rekabet eden dökümhane biriminde ise fabrika kapasite kullanım oranlarının yükselmesiyle birlikte yakın dönemde bir canlanma yaşanması bekleniyor. Bununla beraber, ABD'nin Teksas eyaletinde inşa edilen yeni üretim tesisinin bu yıl içinde faaliyete geçeceği, ikinci tesisin ise 2030 yılında seri üretime başlayacağı bilgisi verildi.



