6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Suudi Arabistan nükleer enerjiyle petrol ihracatını artıracak

Suudi Arabistan ABD ile sivil nükleer enerji anlaşması imzaladı. Anlaşma elektrik üretiminde petrolün payını düşürerek daha fazla petrolün ihracata yönlendirilmesine imkan sağlayacak. 2030’da petrolün elektrik üretimindeki payının yüzde 6’ya gerilemesi öngörülüyor.

Ekonomi Servisiİlk yayın:
Suudi Arabistan nükleer enerjiyle petrol ihracatını artıracak

Suudi Arabistan dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri. Ülke nükleer enerjiye geçiş planında ABD ile geçen ay önemli bir anlaşma yaptı. ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman Al Suud 123 Anlaşması’nı imzaladı.

Anlaşma iki ülke arasında sivil nükleer enerji işbirliğinin önünü açıyor. ABD Enerji Bakanlığı’na göre anlaşma Amerikan şirketlerine Riyad’ın nükleer enerji programına erişim imkanı sağlıyor. Aynı zamanda Suudi Arabistan’ın enerji ihtiyaçlarının petrol dışı kaynaklardan karşılanmasına yardımcı olacak.

Geçen yıl Suudi Arabistan’da elektrik talebi yıllık yüzde 3,8 arttı. Elektrik üretiminin tamamına yakını fosil yakıtlardan sağlandı. Talebin 2026-2030 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,1 artacağı tahmin ediliyor.

Bu artışın karşılanmasında doğal gazın ağırlığının daha da yükseleceği öngörülüyor. 2030’da ülkenin elektrik üretiminin yüzde 80’inin doğal gazdan karşılanması bekleniyor. Petrolün payının ise 2025’teki yüzde 37’den yüzde 6’ya gerilemesi öngörülüyor.

Yenilenebilir enerji yatırımları devam ediyor. Ülkede nükleer enerji kapasitesinin de geliştirilerek elektrik üretiminde kaynak çeşitliliğinin artırılması hedefleniyor. Elektrik üretiminde petrol dışı kaynakların payının artması petrole olan bağımlılığı azaltacak.

Bu durum daha fazla petrolün ihracata yönlendirilmesine imkan sağlayabilir. ABD Dışişleri Bakanlığı eski kıdemli diplomatı Justin Friedman nükleer enerjinin Suudi Arabistan’ın enerji portföyüne dahil edilmesinin kaynak çeşitliliğini artıracağını belirtti. "Yurt içindeki ekonomik büyümeyi desteklerken orta vadede daha fazla hidrokarbonun ihracata yönlendirilmesine imkan sağlayabilir" dedi.

Friedman nükleer enerjinin kesintisiz enerji sağlayan ve karbon salımı olmayan bir baz yük enerji kaynağı olduğunu söyledi. Bu kaynağın Suudi Arabistan’ın enerji arzını güvence altına almaya yardımcı olacağını işaret etti. "Rüzgar ve güneş gibi değişken kaynakların şebekeye daha fazla dahil edilmesini de destekleyebilir.

Ayrıca hidrojenle ilgili yeni ekonomik gelişmeler nükleer enerjinin karbonsuz hidrojen üretimini desteklemek için de kullanılabileceğini gösteriyor" diye konuştu. Suudi Arabistan’ın nükleer santral tedarikçisini seçme kararını birçok kez ertelediğine dikkati çeken Friedman "Bu durum ülkenin rakip tedarikçilerin teklifleri yerine ABD’li şirketlerle çalışmayı tercih ettiği şeklinde yorumlanabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Friedman ABD Kongresi’nin onayına sunulması gereken anlaşmaya ilişkin şunları kaydetti: "ABD’nin nükleer teknoloji ve malzemelerini ortak ülkelere ihraç edebilmesi için gerekli olan 123 Anlaşması ABD’li şirketlerin bu projeler için rekabet etmesinin önünü resmen açıyor.

Anlaşmanın tamamlanması nükleer işbirliğinin barışçıl amaçlarla yürütüleceği ve ortak ülkenin nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ile yeniden ihracat yasağına ilişkin açık şartlara uyacağı konusunda ABD yasalarının gerektirdiği güvenceleri sağlıyor.

Anlaşma metninin ABD yönetimi tarafından resmen sunulmasının ardından ABD Kongresi’nin inceleyeceği temel konu nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin bu taahhütlerin nasıl güvence altına alınacağı olacak."

Kaynak: Ekonomi Servisi

#ABD · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler