52 yaşında 40 kilo veren Cheatham, yaşam tarzını değiştirdi
Cheatham, 40 kilo vererek sağlık sorunlarından kaçındı. Yüksek işlenmiş gıda tüketimini bıraktı ve spor yapmaya başladı.

52 yaşındaki Cheatham, 40 kilo verdikten sonra sosyal medyada paylaştığı dönüşüm ile dikkatleri üzerine çekti. Ancak onun hikayesindeki asıl vurgu, bu başarıyı nasıl elde ettiğinde yatıyor. Cheatham, mucize diyetlerden uzak durduğunu belirtiyor.
Bunun yerine günlük alışkanlıklarını köklü bir şekilde değiştirdiğini ve sürdürülebilir bir yaşam düzeni oluşturduğunu ifade ediyor. Cheatham'ın kilo verme yolculuğu, yalnızca görünümünü değiştirmek istemesiyle başlamadı. Önceki açıklamalarında, yaklaşık 92 kilo civarındayken doktorunun inme riski konusunda uyarıda bulunduğunu aktardı.
Bu uyarı, onun için önemli bir dönüm noktası oldu. 50 yaşında sağlık durumunu değiştirmek için harekete geçti. Bir yıl içinde yaklaşık 80 pound (36 kilo) kaybetti.
Sonraki paylaşımlarında toplam kaybının 90 pounda (41 kilo) ulaştığını söyledi. Bu nedenle, bazı haberlerde farklı kilo rakamları görülüyor. Bu durum, dönüşüm sürecinin farklı zaman dilimlerinde haberleştirilmesinden kaynaklanıyor.
Sosyal medyada, özellikle kendi yaş grubundaki arkadaşlarının sağlık sorunlarından daha fazla bahsettiğini fark etti. 50'li yaşlarda kilo almanın, enerjinin azalmasının ve sağlık problemlerinin kaçınılmaz sonuçlar olduğunu kabul eden birçok insan var. Ancak Cheatham, yaşadığı değişimden sonra bu düşünceye karşı çıkmaya başladı.
Yaşlanmayı tamamen durdurmak mümkün olmasa da, genetik faktörler, kronik hastalıklar ve hormonal değişiklikler sağlık durumunu etkiliyor. Ancak beslenme, hareket, uyku, sigara veya alkol gibi değiştirilebilir faktörlerin, yaşlılık dönemindeki sağlık üzerinde önemli etkileri olduğu biliniyor. Cheatham’ın hikayesini ilginç kılan, tek bir yönteme güvenmek yerine hayatının birçok alanını aynı anda değiştirmesi.
Kilo verme sürecinde Cheatham, öncelikle ne yediğine dikkat etti. Yüksek oranda işlenmiş gıdaları, abur cuburları ve fast food ürünlerini beslenmesinden çıkardı. Böylece dışarıda yemek yeme sıklığını azalttı ve evde hazırladığı yemeklere yöneldi.
İşlenmiş gıda terimi, tüm paketli ürünleri kapsamaz. Yoğurt, konserve sebzeler ya da dondurulmuş sebzeler de işlenmiş ürünler arasında sayılabilir. Ancak özellikle ultra işlenmiş gıdalar, sağlıksız olarak değerlendiriliyor.
Şekerli içecekler, paketli tatlılar ve yüksek miktarda yağ, tuz veya şeker içeren ürünler bu grupta yer alıyor. Bu tür ürünlerin yoğun tüketimi, kilo kontrolünü zorlaştırabiliyor. Cheatham, belirli bir yiyeceği yasaklamak yerine yemek düzenini tamamen değiştirdi.
İkinci büyük değişikliği sadece spor salonu ile sınırlı kalmadı. Gün içinde daha fazla hareket etmeye başladı ve attığı adımları takip etti. Temel yaklaşımı ise her gün hareket etmekti.
Bu alışkanlık bilimsel araştırmalarla da destekleniyor. Cheatham, ağırlık antrenmanlarını rutininin bir parçası haline getirdi. 50'li yaşlarda kas kütlesini korumak oldukça önemli.
Direnç egzersizleri, kas gücünü ve kütlesini korumaya yardımcı olabiliyor. Ayrıca kemik sağlığı için de önemli bir egzersiz türü. Cheatham, zamanla kaldırdığı ağırlıkları artırmayı hedeflediğini belirtti.
Tüm bu rutinlerine ek olarak, Cheatham'ın her gece yaklaşık 7-8 saat uyuduğu biliniyor. Uyku, çoğu kilo verme planında genellikle beslenme ve egzersizin gerisinde kalıyor. Oysa yetersiz uyku, açlık, tokluk ve ödül sistemleri üzerinde etkili olabiliyor. Uykusuz geçen bir gecenin ardından yüksek kalorili yiyeceklere yönelmek daha kolay hale gelebiliyor. Aynı zamanda yorgunluk, egzersiz yapma isteğini de azaltabiliyor, bu da gün boyunca daha az hareket etmeye neden olabiliyor.







