
Ahıska Türklerinin asırlık düğün geleneği yaşatılıyor
Kırgızistan'da yaşayan Ahıska Türkleri, düğünlerin hemen ardından düzenlenen geleneksel Hınkal Günü etkinliğiyle asırlık adetlerini geleceğe taşıyor.
Kırgızistan'da yaşamlarını sürdüren Ahıska Türkleri, köklü düğün geleneklerinden biri olan "Düğün Ertesi Hınkal Günü"nü aynı coşku ve heyecanla devam ettiriyor. Tarih boyunca karşılaştıkları sürgünlere ve zorlu coğrafi değişimlere rağmen kültürel kimliklerini titizlikle korumayı başaran Ahıska Türkleri, düğün gecesinin ardından organize edilen geleneksel etkinlikler sayesinde adetlerini yeni nesillere aktarıyor.
Bu çerçevede, düğünün hemen ertesi günü damadın ailesi ve yakınları, düğün dolayısıyla tebrike gelen misafirler ile farklı ülkelerden gelen konuklar onuruna "Hınkal Günü" etkinliği düzenliyor. Belirli bir mekanda bir araya gelen aile fertleri ve yakınlar, gün boyunca sürecek ağırlama faaliyetleri için kolları sıvayarak geleneksel hınkal yemeğinin hazırlıklarına koyuluyor.
Ahıska geleneklerine göre bu özel gün, yeni evlenen gelin açısından da büyük bir heyecan ve önem taşıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan süreçte gelin, geleneksel saygı selamı olan "temenni"de bulunarak yeni ailesini ve akrabalarını selamlıyor. Gelin, bu ritüel vesilesiyle hem misafirperverliğini ve mutfaktaki maharetini gözler önüne seriyor hem de yeni ailesiyle daha hızlı kaynaşma şansı yakalıyor.
Eski adetler gereği gelin, damadın yakınlarının gözleri önünde hamuru ince bir şekilde açıyor, içine özenle hazırlanan kıymalı harcı yerleştirerek büküyor ve kaynayan kazanda pişmeye bırakıyor. Kazan başında hınkalın pişmesini bekleyen gelin, hazırladığı yemeği tabağa koyarak ilk servisi saygı nişanesi olarak kayınpederine takdim ediyor.
Yapılan servisin ardından gelin, gelen konukları yeniden "temenni" ile selamlayarak tebrikleri ve düğün hediyelerini kabul ediyor. Neşeli sohbetlerin yapıldığı, dansların icra edildiği, şarkıların ve şiirlerin seslendirildiği coşkulu buluşmanın sonunda gelin, yeni ailenin ve toplumun tam anlamıyla bir üyesi olarak kabul görüyor.
Bir düğün sırasında geleneğin önemini aktaran akrabalardan Mıhtıbek Meraliyev, "Düğün çok güzel geçti. Bugün de misafirleri sağ salim uğurlayacağız. Eskiden kalan geleneğimiz olan Hınkal Günü, misafirleri uğurlamak için ortaya çıkan bir adettir. Bu bizim Türk milletinin bir hüneridir" diye konuştu. Gelinin elinden ilk hınkalı tadan damadın dedesi Badırhan Ziya, "Hınkal çok güzel oldu. Gelinimin ellerine sağlık. Gelinimiz sınavdan geçti. Allah baht versin, çocuklu olsunlar. Allah bizi beşik toyuna ulaştırsın" ifadelerini kullandı.
Düğüne Türkiye'den katılan Sayrap Ustatahir, gelinin hünerinin ve marifetinin test edildiği bu geleneği yaşatmaya devam edeceklerini vurgulayarak, "Her bölgede hınkalın yapılışı farklı oluyor. Yağlısı oluyor, yağlı olmayanı oluyor ama manası aynı. Eti bol olacak, yiyeni çok olacak" değerlendirmesini yaptı. Kazakistan'dan gelen Ruslan Bakirov ise atalarından miras kalan bu adetin önemine dikkati çekerek, "Rahmetli dedem Ahıska'nın Oşoro köyünde doğdu. Oşoralılar da hınkalı çok sever. Dedem hep derdi, 'Hınkal tabağa koyulduktan sonra buharı tavana ulaşana kadar tabaktaki hınkalı yiyip bitirmek lazım'" dedi.
Daniyar Dadayev, hınkalı yemenin lezzetli ve kolay ancak hazırlık aşamasının oldukça zahmetli olduğunu dile getirdi. Konuklardan Ali İsmailov da Hınkal Günü'nün büyük bir özlemle beklenen bir zaman dilimi olduğunu ifade etti. Mehteber Kadiroğlu Akalın ise "Hınkal Günü, bizi biz yapan bir adet" şeklinde konuştu. Aile üyelerinden Zuhra Abdulayeva ise gelinin ilk servisi saygı nişanesi olarak kayınpederine sunup duasını almasının, Ahıska kültüründeki derin saygı bağını temsil ettiğini sözlerine ekledi.


