2 Ağustos 2026 PazarUSD 47,56EUR 54,86
Gundemnabzi
Son Dakika
Atina'daki bavul cinayetinde parmak izi ve DNA izine rastlanmadı

Atina'daki bavul cinayetinde parmak izi ve DNA izine rastlanmadı

Yunanistan'ın başkenti Atina'da bavul içinde ölü bulunan Elisabeth Jane Ross cinayetinde polisin araştırmaları sürüyor. Kriminal incelemelerde delil bulunamazken, maktulün telefonundan 11 gün boyunca mesaj atıldığı belirlendi.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

İskoçya'dan Yunanistan'a gelen 38 yaşındaki Elisabeth Jane Ross'un cansız bedeni, 18 Temmuz tarihinde Atina'nın Kypseli semtinde yer alan metruk bir binada bavula yerleştirilmiş halde keşfedilmişti. Ross'un, hayatını kaybetmesinden yaklaşık üç hafta önce ülkeye giriş yaptığı tespit edildi.

Yunan emniyet güçleri, soruşturmanın ilk aşamalarında bavul üzerinde bulunacak parmak izi ve DNA bulgularının katile ulaşmayı kolaylaştıracağını öngörüyordu. Fakat gerçekleştirilen detaylı kriminal analizlerde, bavulun dış yüzeyinde herhangi bir parmak izi ya da DNA izine ulaşılamadığı açıklandı.

Konuya ilişkin açıklama yapan Yunan polisi sözcüsü Konstantina Dimoglidou, temel hedeflerinin bavulu oraya taşıyan kişiyi tespit etmek olduğunu vurguladı. Dimoglidou, şüphelinin son derece titiz hareket ettiğini ve arkasında ne parmak izi ne de DNA bıraktığını dile getirdi.

Ayrıca cinayet dosyasının Yunanistan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) bünyesindeki tüm cinayet birimi tarafından ele alındığını aktaran Dimoglidou, uluslararası emniyet teşkilatlarıyla da koordinasyon içinde olduklarını ve bu gizemi aydınlatacaklarını kaydetti.

Adli tıp ekipleri Ross'un kesin ölüm sebebini saptamak için mesailerini sürdürürken, ilk bulgulara göre kadının bedeninde herhangi bir darp veya fiziksel şiddet izine rastlanmadığı ifade edildi.

Söz konusu ceset, bahsi geçen terk edilmiş yapıda barınan evsiz bir kişinin yayılan kokuyu fark etmesi ve valizden bir uzvun sarktığını görünখ্য emniyete haber vermesi neticesinde ortaya çıkarılmıştı.

Ekipler, olay anında aynı binada kalan Markos adlı evsiz bir erkeğin peşine düştü. Geçmişte bir kadına bıçakla saldırdığı öne sürülen Markos'un, cesedin ortaya çıkışının ardından izini kaybettirdiği bilgisine ulaşıldı.

Diğer taraftan güvenlik güçleri, Ross'un cep telefonundan yaşamını yitirmesinin sonrasındaki 11 günlük süreçte babasına ve sosyal çevresine mesajlar yollandığını saptadı. İlgili mesajlarda maktulün yalnız kalma arzusunda olduğu ve bir Yunan adasına geçeceği yönünde ibareler bulunduğu, bu sayede yakınlarının kaygılanmasının engellenmeye çalışıldığı tahmin ediliyor.

29 Haziran tarihinde Edinburg'dan Atina'ya seyahat eden Ross'un geçmişte Yunanistan'daki sivil toplum kuruluşlarında gönüllü faaliyet yürüttüğü ve şiddet gören kadınlara yardım eli uzattığı kaydedildi. Amerika Birleşik Devletleri ile Güney Afrika'da da mesleki faaliyetlerde bulunduğu bilinen Ross'un, son seyahatinde Atina'nın Keratsini semtindeki Yunan tanıdıklarının yanında konakladığı belirlendi.

Ross'un 15 Temmuz tarihinde Kypseli'de ikamet eden "Amerikalı arkadaşlarının" yanına geçeceğini ifade ederek ikametten ayrıldığı, ancak soruşturma birimlerinin bu kişilere erişemediği aktarıldı. Yerel emniyet yetkilisi George Kalliakmanis ise söz konusu Amerikalı arkadaşların gerçekliğine ihtimal vermediğini belirterek, şayet gerçek dostları olsalardı bugüne dek çoktan ortaya çıkacaklarını belirtti.

Kaynak: Milliyet

#Yunanistan — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler