
Hasadı Zorlu süreçle yapılan safran tarlalardan toplanıyor
Güneş doğmadan toplanan ve kilosu yüksek fiyatlarla alıcı bulan safranın üretim aşamaları zahmetli bir süreci gerektiriyor.
Sonbahar mevsiminin başlamasıyla mor renkli çiçekler açan safran, görsel güzelliğinin yanı sıra yüksek ekonomik getirisiyle de öne çıkıyor. Küresel çapta en maliyetli baharatlar listesinin başında bulunan bu bitkinin kıymetli olmasının temel sebebi, üretiminin tamamen insan gücüne dayanmasıdır.
Safran toplama dönemi oldukça kısıtlı bir süreyi kapsıyor. Ürünlerin kalitesinin düşmemesi amacıyla çiçekler, güneş doğmadan hemen önce tarlalardan tek tek toplanıyor. Güneş ışınlarının narin yapılı çiçeklere zarar vermesi ve aromalarını olumsuz etkilemesi bu erken mesaiyi zorunlu kılıyor. Üreticiler sabahın erken saatlerinde tarlalara geçerek mor renkli çiçekleri özenle sepetlere aktarıyor.
Tarladan toplanan her bir çiçek daha sonra tek tek açılıyor ve iç kısımlarında yer alan yalnızca üç adet kırmızı dişicik tepesi dikkatli bir şekilde ayrıştırılıyor. Ticari anlamda safran olarak adlandırılan kısım, bu ince kırmızı iplikçiklerden oluşuyor.
Tek bir safran çiçeğinden yalnızca üç adet ince kırmızı iplik çıkması, bu baharatın neden dünyanın en pahalı ürünleri arasında yer aldığını açıklıyor. Yaklaşık 1 kilogram kuru safran elde edebilmek için ortalama 150 bin ila 200 bin çiçeğin tek tek toplanması ve elden geçirilmesi gerekiyor. Bütün bu aşamalar insan emeğiyle gerçekleştiriliyor.
Elde edilen kırmızı iplikçikler kontrollü ortamlarda kurutuluyor. Kurutma aşamasında ürün ağırlığının büyük bir kısmını yitirse de kendine has yoğun kokusu ve rengi belirginleşiyor.
Kilogram fiyatı 650 bin liraya ulaşan safranın pahalı olmasının birkaç temel sebebi bulunuyor. Hasat sürecinin tamamen elle yapılması, toplama süresinin kısa olması, verim oranının çok düşük seviyede kalması, ayıklama aşamasının yoğun emek istemesi ve kurutma sonrasında miktarının ciddi oranda azalması bu nedenler arasında yer alıyor. Bu etkenler sayesinde safran, dünyanın en değerli tarım ürünleri arasında konumlanıyor.
Safran yalnızca mutfaklarda yer bulan bir baharat olmanın ötesine geçiyor. Kendine has aroması ve altın sarısı tonuyla çorbalar, pilavlar, deniz ürünleri, tatlılar ve çeşitli soslarda kullanılıyor. İspanya'nın paella yemeği, İtalya'nın risotto su ve Orta Doğu mutfağının pek çok geleneksel tarifi safrana mutfaklarında yer veriyor.
Yemek sektörünün haricinde doğal boya maddesi olarak, kozmetik ürünlerinde, parfüm imalatında ve geleneksel tıp pratiklerinde de uzun yıllardır değerlendiriliyor. Bununla birlikte sağlık alanındaki kullanımlarında bilimsel verilerin ve uzman tavsiyelerinin dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor.
Türkiye sınırları içerisinde safran üretimi en yoğun şekilde Karabük'ün Safranbolu ilçesi ve çevresinde gerçekleştiriliyor. Adını ilçeye veren bu tescilli bitki coğrafi işaretli ürünler arasında bulunuyor. Son dönemde farklı şehirlerde deneme amaçlı üretimler yapılsa da Safranbolu, ülkenin en mühim safran üretim merkezi olma özelliğini koruyor.
Zorlu üretim aşamaları, az verimi ve gramlık kısımlar halinde toplanan yapısıyla "kırmızı altın" adını alan safran, yüzyıllardır değerinden hiçbir şey yitirmeyen nadir tarım ürünleri arasında kabul ediliyor.


