Hiroşima'daki atom bombası patlamasından yeni metal alaşım doğdu
Hiroşima'ya atılan atom bombasının küllerinde, dünyada daha önce hiç görülmemiş gizemli bir metal alaşım keşfedildi. Uzmanlar materyalin özelliklerini inceledi.

Tarihin en yıkıcı olaylarından biri olan Hiroşima atom bombası felaketi, onlarca yıl sonra bilim dünyasını şaşırtan bir sırrı ortaya çıkardı. Patlamanın sıcaklığında küle dönen şehrin kalıntılarından, dünyada daha önce hiç var olmamış gizemli ve tuhaf bir metal alaşım doğdu.
Milyonlarca hayatı sarsan felaketin küllerinden doğan bu materyal araştırmacıları hayrete düşürdü. ABD tarafından 6 Ağustos 1945'te Japonya'nın Hiroşima kentine atılan atom bombası, II. Dünya Savaşı'nın seyrini değiştirdi.
Bomba, sarsıcı etkilerini günümüzde bile hissettiriyor. Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma konuyu ele aldı. Patlamanın yarattığı cehennemvari koşullar, bugüne kadar bilim literatüründe hiç kaydedilmemiş karmaşık bir materyalin oluşmasına zemin hazırladı.
Yıl sonuna kadar yaklaşık 140.000 kişinin hayatına mal olan saldırı, patlama anını saniyesi saniyesine donduran bir fiziksel tarih arşivi yarattı. Floransa Üniversitesi'nden yerbilimci Luca Bindi ve ekibi daha önce Hiroşima Körfezi'nin kumlu plajlarında minik cam parçacıkları keşfetmişti.
Uzmanlar, hiroshimaite adını verdikleri bu mikroskobik parçacıkların nükleer serpinti kalıntıları olduğunu anladı. Ancak bu cam damlacıkları basit bir nükleer kalıntıdan çok daha fazlasıydı. İçlerinde bilim dünyasını heyecanlandıran büyük ve tuhaf bir gizem barındırıyorlardı.
Güçlü mikroskoplar ve tek kristal X-ışını kırınımı tekniği kullanılarak analizler yapıldı. Bu analizler inanılmaz bir gerçeği gün yüzüne çıkardı. Atom bombası Hiroşima'ya düştüğünde, 12.600 Fahrenheit'tan daha sıcak bir ateş topu oluştu.
Ateş topu binaları, metali ve toprağı buharlaştırıp türbülanslı bir plazma bulutuna dönüştürdü. Soğuma sırasında bu camımsı taneciklerin birinin içinde nadir bir metal alaşımı oluştu. Alaşımın demir, krom, nikel, manganez, molibden, silikon ve alüminyumdan oluştuğu saptandı. Materyal benzersiz bir kristal yapıya sahipti ve daha önce hiç bilinmiyordu.
Araştırmacı Bindi'ye göre bu parçacıklar sadece erimiş bir enkaz değil. Parçacıklar saniyenin kesirleri kadar süren akılalmaz koşulların kusursuz fiziksel arşivleri olarak dikkat çekiyor. Nükleer patlamaların yarattığı bu zorlu ortam, ancak göktaşı çarpması, gezegen çarpışmaları veya devasa yıldırımlarda görülebilecek türden ekstrem şartlar yaratıyor.
Bilim insanları, 1945'teki ilk nükleer deneme olan Trinity testinin kalıntılarında da yakın zamanda nadir metaller barındıran yeni bir materyal keşfetmişti. Hiroşima'da keşfedilen nadir madde, yüksek oranda farklı metaller içeren çok bileşenli bir alaşım sınıfına giriyor.
Aşınma direnci, kırılmadan bükülebilme ve yüksek sıcaklıklarda üstün performans sunma potansiyeli bulunuyor. Bu özellikleri nedeniyle malzemeler modern mühendislik dünyasında büyük değer görüyor. Araştırmacılar, bu eşsiz keşfin yepyeni araştırma yönleri açtığını belirtiyor. Keşif, yeni nesil süper alaşımlar tasarlamak için muazzam bir referans sunuyor. Bilim dünyası en yeni materyalleri bulmak için artık en tuhaf ve sıra dışı yerlere bakmak zorunda kalıyor.







