
Obezitenin yol açtığı riskler ve tedavi yöntemleri anlatıldı
Dr. Serkan Erkan, obezitenin sadece estetik bir mesele olmadığını, tansiyon ve diyabet gibi ciddi hastalıklara zemin hazırladığını belirtti.
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Serkan Erkan, obezitenin insan sağlığını doğrudan tehdit eden bir rahatsızlık olduğunu vurguladı. Dr. Erkan, yüksek tansiyon, kan şekeri dengesizlikleri ve anormal kan yağ oranları gibi tablolarların obeziteyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti.
Günümüzde dünya genelinde yaygınlaşan obezite, ciddi sağlık neticeleri doğuran bir hastalık olarak kabul ediliyor. Türkiye'nin Avrupa'daki ülkeler arasında obezitenin en yüksek görüldüğü yerler arasında ilk sıralarda bulunması, konunun önemini açıkça gözler önüne seriyor. Bu doğrultuda Dr. Serkan Erkan, obezitenin ortaya çıkış nedenleri, tetiklediği sağlık problemleri ve tedavi seçenekleri üzerine kapsamlı değerlendirmeler yaptı.
Alınan enerji ile harcanan enerji arasındaki dengesizlikten kaynaklanan obezitenin genetik yatkınlık, yanlış beslenme, hareket eksikliği ve psikososyal etkenler yüzünden tetiklendiğini belirten Dr. Erkan, durumun estetik kaygılardan çok daha öte bir sağlık sorunu olduğunu kaydetti. Yüksek tansiyon, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve metabolik sendrom gibi komplikasyonların obeziteyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyen Dr. Erkan, bu durumun inme ve kalp krizi riskini yükselttiğini ve kontrol altına alınmasının şart olduğunu ifade etti.
Tedavi sürecinde ilk aşamanın cerrahi dışı yöntemlerle kilo kontrolünü sağlamak olduğunu belirten Dr. Erkan, hastaların diyet, artırılmış fiziksel aktivite ve yaşam tarzı değişimleriyle desteklenmesi gerektiğini dile getirdi. Bariatrik cerrahinin yalnızca kilo verdirmekle kalmayıp hastaların metabolik sağlığını da iyileştirdiğini aktaran Dr. Erkan, ameliyat sonrasında tansiyonun düzeldiğini, kan şekerinin normale döndüğünü ve kalp-damar riski azalsa da uzun vadede beslenme alışkanlıklarının kalıcı olarak değiştirilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Operasyon geçiren hastalar için sürecin ameliyatla bitmediğini, sonrasında da düzenli doktor kontrolünün şart olduğunu vurgulayan Dr. Erkan, beslenme düzeninin değiştirilmemesi veya fiziksel aktivitenin artırılmaması durumunda yeniden kilo alımı ya da yetersiz kilo kaybı yaşanabileceğini kaydetti. Hastaların bu süreçte disiplinli bir şekilde yönlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Koruyucu hekimlik uygulamalarının obeziteyle mücadeledeki rolüne de değinen Dr. Serkan Erkan, bireylerin çocukluktan itibaren sağlıklı beslenmeyi öğrenmesi, düzenli egzersiz yapması ve stres yönetimi konusunda bilinçlenmesinin hastalıktan korunmada etkili olduğunu belirtti. Obeziteye karşı en büyük silahın bilinçli beslenme ve aktif yaşam olduğunu yineleyen Dr. Erkan, ameliyatın yalnızca bir başlangıç olduğunu, asıl dönüşümün yaşam tarzında yapılacak kalıcı değişikliklerle mümkün olacağını ifade etti.



