
Osmanlı el yazmaları yapay zeka ile günümüze taşınıyor
Yapay zeka, Osmanlıca el yazmalarını modern harflere aktaracak.
Osmanlıca el yazması metinleri, yapay zeka kullanılarak yüzde 90’ın üzerinde başarı oranıyla günümüz harflerine çevrilecek. Transleyt platformunun kurucusu Sadi Özgür, bu sistem sayesinde milyonlarca belgenin okunabileceğini belirtiyor. Uzun yıllardır kütüphanelerde ve arşivlerde bekleyen Osmanlı Türkçesiyle yazılmış el yazmaları, yapay zeka yardımıyla daha geniş kitlelerle buluşma fırsatı bulacak. Geliştirilen yeni görsel dil modelleri, matbu eserlerin yanı sıra, daha önce çözülmesi zor olan el yazması belgelerin de yüksek doğrulukla Latin harflerine aktarılmasını sağlayacak. Bu sayede, tarih, edebiyat ve kültürel mirasın önemli bir kısmı hem araştırmacılar hem de genel okuyucular için erişilebilir hale gelecek. Sadi Özgür, önümüzdeki aylarda kullanıcılarla buluşacak olan sistem sayesinde talik, nesih ve rika yazı üsluplarındaki el yazmalarının kolayca okunabileceğini ifade ediyor. Her el yazısının kendine has bir yapısı olduğu için geçmişte bu belgelerin dijital olarak çözülmesi oldukça zordu. Ancak yeni yapay zeka sistemleri, bu süreci daha da kolaylaştırdı. Vision Language Model-VLM adı verilen sistemler, el yazmalarının çözümünde yüksek başarı oranları sunuyor. Kullanıcılar, istedikleri el yazması belgeleri yükleyerek, hem transkripsiyonuna ulaşabilecek hem de günümüz Türkçesine sadeleştirebilecek. Ayrıca, metni başka dillere de çevirmek mümkün olacak. Özgür, Osmanlı el yazması kitaplarındaki en yaygın yazım stillerinin talik ve nesih olduğunu, ayrıca Osmanlı Arşivi’nde yer alan rika yazılı belgeleri de çözebildiklerini belirtiyor. Türkiye’deki eserlerin çoğunun bu üç Arapça yazı stiliyle yazıldığını vurgulayan Özgür, kaynakların yoğunluğunun 1500’lerden sonraya ait olduğunu kaydediyor. Geliştirilen sistem, sadece Osmanlı Türkçesi metinlerde değil, el yazması Arapça ve Urduca belgelerde de kullanılabilecek. Ancak, daha nadir Arapça yazı stilleri ve kötü kondisyonu olan eserlerde henüz istenen sonuç alınamamış durumda. El yazmalarının günümüze taşınması, kültürel mirasımıza önemli katkılar sağlayacak. Özgür, Osmanlıca matbu eserler arasında da günümüze ulaşmamış olanların bulunduğunu, ancak el yazmaları arasında bu sayının daha fazla olduğunu belirtiyor. Geliştirilen sistemin, bilinmeyen eserlerin gün yüzüne çıkmasını sağlayacağını ifade eden Özgür, araştırmacıların artık ismi bilinmeyen kitapları çevirmek için çaba göstereceklerini düşünüyor. Böylece, Osmanlı belgeleri daha kolay çevrilecek ve insanların tarihimizi, kültürümüzü daha iyi anlamalarına yardımcı olacak.

