
TBMM'de muhalefetten eğitim politikalarına eleştiri
TBMM Genel Kurulu'nda Yükseköğretim Kanunu teklifinin görüşmelerinde söz alan muhalefet milletvekilleri, YÖK'ün yapısını, akademik özgürlükleri ve eğitim sistemindeki sorunları eleştirdi.
TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın yönetiminde toplanan TBMM Genel Kurulu, üniversitelerle ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı getiren "öğrenci affı" düzenlemesini de içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmeye başladı. Görüşmeler sırasında, yabancı uyruklu kontenjanından uzmanlık eğitimi alanlara döner sermaye ek ödemesi verilmesini öngören birinci madde teklif metninden çıkarıldı.
Kanun teklifinin ikinci maddesi üzerinde kürsüye gelen CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, Yükseköğretim Kurulu'na (YÖK) yönelik eleştirilerini paylaştı. YÖK'ün herkes için zararlı bir yapı olduğunu savunan Berberoğlu, kurumun 12 Eylül darbesinin bir eseri olduğunu belirtti. Geçmişte sakalı nedeniyle hocalıktan atılan isimleri ve katsayı uygulamasıyla meslek liselilerin üniversiteye girişinin engellenmesini hatırlatan Berberoğlu, YÖK'ün temize çıkarılamayacağını ve baştan sona ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca 2022'deki öğrenci affında yer alan ve daha önce aftan yararlanmamış olma şartının, 2023'teki deprem felaketi nedeniyle eğitimine ara vermek zorunda kalan öğrencileri ikinci kez mağdur edebileceğini belirtti.
İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır ise hükümetin yükseköğretim politikalarını eleştirerek özel üniversite ücretlerinin köklü üniversitelerle yarışır düzeye geldiğini dile getirdi. 2002 yılından bu yana üniversite sayısının 78'den 208'e çıkarıldığını aktaran Yaldır, plansız açılan kurumlarla işsizler ordusuna yeni neferler eklendiğini savundu. Genç nüfusun doğru yönlendirilmediğini ve bu durumun önemli bir fırsat kaybına yol açtığını belirten Yaldır, gençlerin okuma veya mesleğe yatkınlıklarına göre yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, üniversitelerde akademik özgürlüğün kısıtlandığını ve öğrencilerin nitelikli eğitimden uzak kaldığını öne sürdü. Birçok üniversitede profesör bulunmadığını ve öğrencilerin özgürce tartışamadığını savunan Yıldız, baskı altındaki akademisyenlerin bilim ve teknoloji üretemeyeceğini ifade etti.
DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar da akademik özgürlüklerin engellendiğini ve YÖK'ün üniversiteler üzerinde bir tahakküm aracı olduğunu söyledi. Barış Akademisyenleri bildirisini imzalayan yüzlerce akademisyenin ihraç edildiğini ve ekonomik ile sosyal tecride maruz bırakıldığını belirten Uçar, Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü kararlarının uygulanmadığını dile getirdi.
Yeni Parti İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın, yükseköğretimde tez ticareti ve sahte diploma iddialarını gündeme getirdi. İnternette para karşılığı tez yazan şirketlere kolayca ulaşılabildiğini belirten Taşkın, siyasette ve bürokraside etkin pek çok kişinin tez ve makalelerinin başkalarına yazdırıldığının bilindiğini ifade etti. Son yıllarda sahte diploma ve doçentlik olaylarının arttığını kaydeden Taşkın, MEB Teftiş Kurulu'nun 2016-2020 döneminde 491 sahte lise diploması tespit ettiğini ve bunlarla yabancı öğrenci kontenjanından tıp ve hukuk fakültelerine kayıt yaptırıldığını aktardı.
Öte yandan AK Parti milletvekillerinin verdiği önergeyle kanun teklifinin dokuzuncu maddesinde değişiklik yapıldı. Kâbil edilen önergeye göre, vakıf yükseköğretim kurumlarının mütevelli heyeti veya kurucu vakfında üye olan kişilerin başka bir vakıf yükseköğretim kurumunda da üye olması durumunda yaptırım uygulanmasını gerektiren hüküm kapsam dışına çıkarıldı.
Teklifin ilk 14 maddesinin kabul edilmesinin ardından 15 ile 27 maddeleri kapsayan ikinci bölüme geçildi. Milletvekillerinin kürsü konuşmalarının tamamlanmasının ardından Genel Kurul, kalan maddeleri görüşmek üzere 30 Temmuz Perşembe günü saat 14.00'te toplanmak üzere kapandı.


