27 Temmuz 2026 Pazartesi
Gundemnabzi
Temel Conta işçileri 595 günlük grev nöbetini sona erdirdi

Temel Conta işçileri 595 günlük grev nöbetini sona erdirdi

Temel Conta fabrikası önünde 595 gün süren grev nöbeti sona erdi. İşçiler, hak mücadelesinin süreceğini belirtti.

Haber Merkeziİlk yayın:

İzmir'in Torbalı ilçesinde bulunan Temel Conta fabrikası önünde 10 Aralık 2024'te başlayan grev nöbeti, 595 günlük bir sürecin ardından sona erdi. Petrol-İş Sendikası Temel Conta İşyeri Temsilcisi Sinem Kaya, işçiler adına yaptığı açıklamada grev nöbetini sonlandırdıklarını, ancak hak mücadelesinin farklı şekillerde devam edeceğini dile getirdi. Kaya, 16 işçi olarak başladıkları bu yolda yine 16 işçinin ortak kararıyla grev nöbetini sona erdirdiklerini ifade ederek, bu durumun bir geri çekiliş olmadığını özellikle vurguladı. "Kapıdaki nöbetimiz sona eriyor, fakat hak ve adalet mücadelemiz devam ediyor. Bu bir geri çekiliş değil, mücadelenin biçim değiştirmesidir" dedi.

Kaya, Temel Conta işçileri olarak anayasal hakları olan sendikalaşma hakkını kullandıklarını belirtti. Süreç boyunca patronun toplu iş sözleşmesi masasına oturmadığını ifade eden Kaya, "Karşımıza toplu iş sözleşmesi masasına oturmayan bir patron çıktı. Ardından grev kırıcılığı, baskı, mobbing, yalan ve iftiralar geldi. Savcıyı, polisi, jandarmayı üzerimize saldılar. Temel Conta patronu Tamer Kip ve Arife Sezerman yalnızca güçlerini değil, bu ülkenin kurumlarını da işçiyi susturmak için kullandı" şeklinde konuştu.

Yıllarca ağır ve sağlıksız koşullarda düşük ücretlerle çalıştıklarını ifade eden Kaya, "Torbalı Pancar'daki bu fabrikanın her köşesinde bizim alın terimiz, emeğimiz ve ömrümüz var. Siz servetinizi bizim emeğimizle büyüttünüz. Sonra da bizi yok saydınız, ezdiniz, bize sanki sahibi olduğunuz insanlar gibi davrandınız. 595 gündür tek bir gerçeği haykırıyoruz; biz sizin köleniz değiliz" diye belirtti.

Yaşadıkları sürecin Türkiye'de sendikal hakların uygulanmasına ilişkin önemli bir tablo ortaya koyduğunu savunan Kaya, emekçilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Kaya, "Bu ülkede sendika hakkı da grev hakkı da kağıt üstündedir. Eğer yoksulsanız, emeğinizle evinize ekmek götürüyorsanız karşınızda koca bir patron düzeni var. İşçisiyle, öğretmeniyle, doktoruyla, beyaz yakalısıyla, mavi yakalısıyla emekçiler birleşmedikçe bu düzen değişmeyecek" dedi.

Kaya, grev sürecinde yaşadığı en zor anın ne soğuk ne açlık ne de yağmur olduğunu, en ağır yükün çocuğuyla birlikte grev alanında bulunmak olduğunu anlattı. "En zor an, bir anne olarak kızımın elinden tutup grev çadırına gelmekti. İlk günlerde ne çadırımız vardı ne de bizi ısıtacak bir sobamız. Kızım soğuktan titreyerek uyudu. Ben ise onun üzerini örterken 'Acaba doğru mu yapıyorum?' diye kendime sordum. Ama sonra onun yüzüne baktım ve sustuğum takdirde ona bırakacağım geleceğin daha karanlık olacağını anladım" ifadelerini kullandı. Yağmur altında slogan atarken çocukların da kendileriyle birlikte ıslandığını belirten Kaya, "Patron arabasıyla yanımızdan geçerken o küçücük gözlerdeki ıslak bakışları ömrüm boyunca unutmayacağım. Jandarma çadırımıza girip 'Alın bunları' dediğinde üç yaşındaki bir çocuğun 'Ben gitmek istemiyorum' diye ağlamasını da unutmayacağım" dedi.

Grev nöbetini sonlandırdıklarını ancak mücadeleden vazgeçmediklerini dile getiren Kaya, bundan sonraki sürecin hukuki ve sendikal alanda devam edeceğini belirtti. Kaya, "Bugün biten yalnızca grev nöbetidir. Mücadelemiz bitmiyor. Temel Conta patronu da, onu koruyan idare de, yargı da, siyasi parti temsilcileri de, siyasal iktidar da bilsin; biz bu mücadeleden vazgeçmiyoruz. Bundan sonra mücadelemiz mahkeme salonlarında devam edecek. Fabrikalarda devam edecek. Yeni örgütlenmelerde devam edecek. Sendikal hakları savunan her işçinin yanında devam edecek" dedi.

Kaynak: Cumhuriyet

İlgili Haberler