
Yunanistan'ın Vetosu, AB Yaptırımlarını Tehdit Ediyor
Yunanistan, Rusya ile ticaret yapan şirketinin çıkarları için AB'nin yaptırım paketini geciktirdi.
Avrupa Birliği, Yunanistan’ın kendi taşımacılık şirketinin Rusya ile yaptığı ticaretten elde ettiği kazançları korumak amacıyla, Brüksel'in Moskova'ya karşı hazırladığı geniş kapsamlı yaptırım paketini uzun süre ertelemesinin ardından bu vetoyu aşmak için sisteminde köklü değişiklikler yapmayı planlıyor. Brüksel yetkilileri, üye ülkelerin müzakerelerdeki veto hakkını daha etkin bir şekilde kullanmalarını engellemek ve hedeflenen finansal kısıtlamaların onay sürecini hızlandırmak amacıyla yeni stratejiler üzerinde çalışıyor. Hem Avrupa Komisyonu hem de Ukrayna’ya en fazla destek veren ülkeler arasında öne çıkan görüş, yaptırımların büyük paketler yerine, tek tek veya küçük tematik gruplar halinde onaylanmasını sağlamaya yönelik. Bu yaklaşımın, ulusal vetolar nedeniyle tedbirlerin engellenme riskini azaltacağı düşünülüyor. Yunanistan’ın bu tavrına karşı hazırlanan plan, diplomatların öfkeli yorumlarıyla birlikte ortaya çıktı. Önceki müzakerelerde, Yunan hükümeti, milyarder George Prokopiou'ya ait Dynagas şirketinin Rusya'nın sıvılaştırılmış doğal gazını taşımaya devam etmesi için muafiyet talep etti. Yunanistan, Ekim 2025'te kabul edilen ve Ocak 2027'den itibaren Rus LNG'sinin AB dışındaki ülkelere taşınmasını yasaklayan kurala muafiyet sağlanmadığı sürece bu paketi onaylamayacağını açıkladı. Atina'nın veto tehdidi, Rusya'nın ham petrol ihracatından devasa kazançlar elde etmesini engellemeye yönelik adımları, 94 Rus finans kuruluşunun varlıklarının dondurulmasını ve 33 bankaya işlem yasağı getirilmesini içeren tedbirleri adeta rehin almış durumda. Yunanistan’ın engellemelerinin ardından, bir yetkili perşembe günü nihayet yaptırım etkisi zayıflatılmış paketi geçirdi ve bunun kabul edilen son 'AB genelinde yaptırım paketi' olabileceğini ifade etti. Mevcut yaklaşımın artık etkili olmadığını belirten bir diplomat, "Artık kimsenin ‘dayanışma’dan bahsetmesini duymak istemiyorum," dedi. Ancak, tedbirlerin toplu bir şekilde sunulması, tek bir kısıtlamaya yönelik ulusal vetoların, tüm ülkelerin desteklediği diğer bağımsız tedbirleri de engellemesine yol açıyor. Müzakerelerde yer alan AB diplomatları, bu taktiği skandal olarak değerlendirirken, Yunan yetkililer, LNG taşıma yasağının yanlış bir şekilde kabul edildiğini, bunun Rus ekonomisine değil, kendi şirketlerine zarar vereceğini ve Çin ile AB dışındaki diğer rakip armatörlere fayda sağlayacağını savunuyor.



