
Avrupa Birliği'nde tartışmalı mesaj denetimi: Chat Control
Avrupa Birliği platformların özel mesajları taramasını tartışırken, mevcut düzenleme 2028'e kadar uzatıldı; yeni tasarı ise yapay zeka tabanlı tarama yöntemleri ve olası gizlilik riskleri nedeniyle eleştiriliyor.
Avrupa Birliği, dijital platformların özel mesajları ve görüşmeleri hangi sınıra kadar tarayabileceğini tartışmaya devam ediyor. Bu ayın başında Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, 'Chat Control 1.0' düzenlemesinin süresini Nisan 2028'e kadar uzatma kararını onayladı. 2021 yılından beri yürürlükte olan bu uygulama, platformların dijital özel mesajları ve e-postaları gönüllü olarak taramasına olanak tanıyor. Ancak bu durum, gönderen ile alıcı dışında kimsenin okuyamadığı WhatsApp ve Signal gibi uçtan uca şifrelenmiş hizmetleri kapsamıyor.
Söz konusu sohbet kontrolü, çevrim içi özel etkinlikleri ve iletişimi koruma altına alan Avrupa'nın e-Gizlilik Direktifi'ne bir istisna oluşturuyor. Bu direktif, herhangi bir erişim, izleme veya kullanım öncesinde kullanıcıların onayını zorunlu kılıyor.
Uygulamanın temel amacı, çocukları internet üzerindeki artan cinsel istismar materyallerinden korumak ve normal şartlarda fark edilmeyecek içerikleri tespit etmek için daha güçlü araçlar kullanmak. Avrupa Komisyonu, çevrim içi çocuk cinsel istismarı bildirimlerinde ciddi bir artış kaydetti. Buna göre bildirim sayısı 2010 yılında bir milyon civarındayken, 2025 yılında 23 milyonun üzerine çıktı. Bu bildirimlerin içinde 29,4 milyon görsel ve 26,3 milyon video olmak üzere toplam 61,8 milyon dosya yer alıyor.
Bununla birlikte, daha kapsamlı bir reform hâlihazırda masada duruyor. Ortak yasa koyucular, şifrelenmiş olanlar dahil bütün çevrim içi platformları özel dijital görüşmeleri taramaya zorlayacak 'Chat Control 2.0' düzenlemesi üzerinde müzakereler yürütüyor. Şifreli mesajların taranması ise kullanıcıların veri gizliliğini tehlikeye atıyor ve e-Gizlilik Direktifi ile Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) dahil olmak üzere Avrupa Birliği yasalarını ihlal ediyor. Tasarı kapsamında, şifrelenmiş iletişimleri taramak için teknoloji şirketlerinin mesajları şifrelenmeden önce kullanıcı cihazında doğrudan inceleyen "istemci tarafı tarama" (client-side scanning) yöntemini uygulaması öngörülüyor.
Dijital hak örgütleri ve teknik uzmanlar, tarama için kullanılan otomatik yapay zeka filtrelerinin güvenilmez olduğu ve yanlış alarm (false positive) vermeye eğilimli olduğu konusunda uyarıda bulunuyor. Sıradan aile fotoğraflarının veya mesajların yasadışı olarak işaretlenebileceği, bunun da kolluk kuvvetlerine otomatik bildirimler gönderilmesini tetikleyerek masumiyet karinesini zedeleyebileceği belirtiliyor.
Söz konusu daha sert kurallar konusunda henüz uzlaşma sağlayamamış olan ortak yasa koyucular, görüşmelere eylül ayında yeniden başlamayı planlıyor.



