Folat eksikliği yorgunluk ve halsizliğe neden oluyor
Folat eksikliği, yorgunluk, baş ağrısı ve unutkanlık gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Uzmanlar, bu vitaminin sağlık üzerindeki önemine dikkat çekiyor.

Uzman diyetisyen Yılmaz, folatın yetersiz alımının kırmızı kan hücrelerinin üretimini olumsuz etkileyerek megaloblastik anemiye yol açabileceğini belirtti. Bu durum, kişide yorgunluk, halsizlik, nefes darlığı, baş ağrısı ve iştahsızlık gibi şikayetlere neden olabiliyor. Folat eksikliği, ağız içinde yaralara, dilde kızarıklık ve hassasiyete, çarpıntıya, unutkanlığa, dikkat dağınıklığına ve zihinsel bulanıklık olarak tanımlanan 'beyin sisi' durumuna da yol açabiliyor.
Uzman, folat eksikliği belirtilerinin günlük yaşam stres veya yoğunlukla ilişkilendirilebileceğini, bu nedenle uzun süren yorgunluk ve kansızlık belirtilerinin beslenme alışkanlıkları ve kan değerleri ile değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Folatın gebelik döneminde de önemli olduğunu ifade eden Uzm. Dyt.
Ayça Sena Yılmaz, gebeliğin erken dönemlerinde yeterli folik asit alımının, bebeğin beyin ve omuriliğini geliştiren nöral tüpün sağlıklı oluşumuna katkı sağladığını belirtti. Yetersiz folik asit alımı, spina bifida ve anensefali gibi nöral tüp defektleri ile ilişkilendiriliyor.
Bu nedenle gebelik planlayan kadınların folik asit gereksinimlerini doktor ve diyetisyen önerisi doğrultusunda değerlendirmeleri önem taşıyor. Folat sadece gebelikte kadınlar için değil, erkeklerde de sperm üretiminde rol oynuyor. Yeterli folat düzeyinin sperm hücrelerinin DNA bütünlüğünü koruduğu, düşük folat düzeylerinin ise sperm kalitesi ve hareketliliği üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtiliyor.
Yoğun adet kanaması yaşayan kadınlar için demir eksikliği ve kansızlık riski arttığına dikkat çeken Uzm. Dyt. Yılmaz, bu durumdaki kadınların yeterli ve dengeli beslenmelerinin öneminin daha da arttığını belirtti. İleri yaşlarda da yetersiz ve dengesiz beslenme bazı vitamin ve mineral eksikliklerinin görülme riskini artırabiliyor.
Alkol tüketiminin folatın emilimini ve vücutta kullanılmasını olumsuz etkileyebileceğini hatırlatan Yılmaz, bu nedenle yaşlı bireylerde uzun süren halsizlik, unutkanlık veya iştahsızlık gibi belirtilerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Folat eksikliğinden korunmanın en önemli yollarından birinin dengeli bir beslenme düzeni olduğunu vurgulayan uzman, vitamin takviyelerinin ise gelişigüzel kullanılmaması gerektiğini, kişinin beslenme durumu ve kan değerleri göz önünde bulundurularak uzman önerisi ile planlanmasının önemine dikkat çekti.
Folat bakımından zengin besinlerin alışveriş listesine eklenmesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, ıspanak, pazı, roka ve semizotunun folat açısından zengin olduğunu söyledi. Bu sebzelerin çiğ ya da buharda kısa süre pişirilerek tüketilmesi, folat miktarının korunmasına yardımcı oluyor.
Bunun yanı sıra kuşkonmaz ve brokoli, folatın yanı sıra lif ve C vitamini içeriyor; buharda pişirme folat kaybını azaltıyor. Portakal ve avokado da folat eksikliğine iyi geliyor. Orta boy bir avokado yaklaşık 121 mcg DFE, portakal ise 29 mcg DFE sağlıyor.
Yeşil ya da kırmızı mercimek, nohut, kuru fasulye ve börülce ise protein, lif ve folat açısından zengin kaynaklar arasında yer alıyor. Ayrıca yer fıstığı ve ay çekirdeği de folat açısından zengin.
30 gram yer fıstığı yaklaşık 64 mcg DFE sağlarken, fındık da hem folat hem de sağlıklı yağlar ve E vitamini sunuyor. Folatın vücut için gerekli bir vitamin olduğunu belirten Uzm. Dyt.
Ayça Sena Yılmaz, takviyelerin kontrolsüz kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Yüksek doz folik asit kullanımının bazı durumlarda istenmeyen etkilere yol açabileceğini ve B12 eksikliğinin belirtilerini maskeleyebileceğini hatırlattı.
Sürekli yorgunluk, baş ağrısı, nefes darlığı, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü veya ağız yaraları gibi şikayetleri olan kişilerin kendi kendine vitamin takviyesi başlatmak yerine bir sağlık profesyoneline başvurmaları ve gerekli değerlendirmeleri yaptırmaları gerektiğini ifade etti.







