Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'ndan uzun ve sağlıklı yaşam formülü
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, modern longevity kavramının iki temel kuralını, yapay zekanın Alzheimer taramasındaki rolünü ve geleceğin koruyucu tıp anlayışını anlattı.
Türkiye'nin nüfusu hızla yaşlanırken, her 10 vatandaştan biri 65 yaşın üzerinde bulunuyor. TÜİK projeksiyonlarına göre bu oran 2050'lerde her 4 kişiden birine ulaşacak. Ortalama yaşam süresi uzarken asıl sorunun uzun mu yoksa iyi mi yaşamak olduğu sorusu öne çıkıyor. Modern longevity kavramının iki kilidi bu noktada devreye giriyor. Birinci kilit hayata yıl eklemeyi amaçlıyor. Son yüz yılda aşılar, antibiyotikler, temiz su, erken tanı, kalp-damar tedavileri ve kanser taramaları sayesinde insan ömrü uzadı; günümüzde yapay zekâ, genetik analizler ve biyolojik yaş testleri bu süreci destekliyor. İkinci kilit ise yıllara hayat eklemeyi hedefliyor. 90 yaşına ulaşmak önemli olsa da 70 yaşından sonra hareket edememek, başkalarına bağımlı yaşamak veya hafızayı kaybetmek başarının eksik kalmasına yol açıyor. Gerçek longevity kas gücünü korumak, hafızayı canlı tutmak, düşmeden yürümek, üretmeye devam etmek ve hayattan keyif almaktır. Morbiditenin sıkıştırılması olarak adlandırılan hedef, ömrün son 15-20 yılını hastalıklarla geçirmek yerine sağlıklı dönemi uzatmayı amaçlıyor.
Sağlık yalnızca hastanelerde üretilmiyor; yürünebilir kaldırımlar, güvenli evler, kaliteli uyku, doğru beslenme, kas gücü ve dostluklar da ilaçlar kadar önem taşıyor. Türkiye'nin gelecekteki sağlık başarısı 65 yaşındaki insanın kaç kilometre yürüyebildiğiyle, 80 yaşındakinin ne kadar bağımsız yaşayabildiğiyle ölçülecek. Osman Müftüoğlu takvim yaşının yanı sıra kas, damar, beyin yaşının ve yaşam sevgisinin de korunmasını tavsiye ediyor.
Alzheimer hastalığının gözden teşhisi konusu da güncel araştırmalar arasında yer alıyor. Yapılan bir çalışmada araştırmacılar 44 binden fazla kişinin retina fotoğraflarını yapay zekâ yardımıyla inceledi. Yapay zekâ, gözün arkasındaki damarların ve sinir liflerinin görünümüne bakarak yaş, tansiyon, sigara, alkol ve uyku sorunları gibi faktörler hakkında tahminde bulundu. Retina, beynin dışarıdan görülebilen bir uzantısı olduğu için beyindeki damar ve sinir sistemi değişiklikleri retinada iz bırakabiliyor. Ancak bu yöntem bugün için kesin bir teşhis testi değil, unutkanlık başlamadan önce riskli kişileri belirlemeyi amaçlayan hızlı ve ağrısız bir risk tarama aracı olarak öne çıkıyor. Alzheimer tanısında bilişsel testler, hafıza testleri, kan biyobelirteçleri ve beyin görüntülemeleri önemini koruyor. Gelecekte ise retina fotoğrafı, kan testleri, genetik risk ve yaşam tarzı verileri birlikte değerlendirilecek.
Karaciğer sağlığı ve gelecekteki tarama yöntemleri de dikkat çekiyor. Günde 500'den fazla görevi yerine getiren karaciğer sessizce çalışıp yağlanırken, durum genellikle ultrason ekranında fark ediliyor. Nature Aging dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, kandaki beş proteinden oluşan biyolojik bir imza, metabolik yağlı karaciğer hastalığı riskini yaklaşık 16 yıl önceden öngörebiliyor. Bu gelişme henüz ultrason veya MR'ın yerini almasa da gelecekte check-up yerine check-forward döneminin başlayabileceğini gösteriyor. Uzmanlar ideal kiloya ulaşmak, bel çevresini inceltmek ve Akdeniz tipi beslenmenin önemini vurguluyor.


