8 Ağustos 2026 CumartesiUSD47,74EUR55,25
Gündem Nabzı

Osman Müftüoğlu'ndan dondurma uyarısı: Karaciğeri bitirebilir

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, yaz aylarının vazgeçilmezi dondurmanın sağlığa etkilerini kaleme aldı. Müftüoğlu, gerçek sütlü dondurmalar ile katkı maddeli paketli ürünler arasındaki kritik farklara dikkat çekti.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, yaz aylarının vazgeçilmezi olan dondurmanın sağlığımız üzerindeki etkilerini kaleme aldığı son yazısında, doğru seçim yapıldığında bu serinletici lezzetten korkmamamız gerektiğini vurguluyor. Gerçek sütle üretilen geleneksel dondurmalar ile katkı maddesi dolu paketli ürünler arasındaki kritik farklara dikkat çeken Müftüoğlu, sağlıklı tüketim için rehber niteliğinde bilgiler sunuyor.

Yaz aylarının vazgeçilmezi dondurma, gerçekten sağlığın düşmanı mı? Yoksa suçlu sandığımız kadar suçlu değil mi? Bilim, cevabın dondurmanın kendisinde değil; nasıl üretildiğinde saklı olduğunu söylüyor.

Yıllardır "Dondurma kalbi bozar, kilo aldırır" denildi. Oysa son yıllarda yayımlanan bazı çalışmalar, gerçek sütle hazırlanan dondurmaların beklenenden daha masum olabileceğini düşündürüyor. Bunun nedeni "süt matrisi" olarak adlandırılan biyolojik yapı.

Sütün içindeki kalsiyum, biyoaktif proteinler ve süt yağı globül membranı (MFGM), doymuş yağın vücutta oluşturduğu etkileri bir miktar dengeleyebiliyor. Ayrıca kalsiyumun bağırsakta yağ emilimini azaltabileceği de gösteriliyor. Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var.

Bugün market raflarında gördüğümüz paketli dondurmaların önemli bir kısmı, klasik anlamda sütlü dondurma olmaktan oldukça uzak. Bazılarında süt yağı yerine palm yağı kullanılıyor. Yüksek fruktozlu mısır şurubu veya glikoz şurubu ekleniyor. Kıvam artırıcılar, emülgatörler, yapay aroma ve renklendiriciler de uzun içerik listesine ekleniyor.

İşte asıl sorun burada başlıyor. Bu tür ultra işlenmiş dondurmaların sık tüketimi; LDL kolesterol ve ApoB düzeylerini artırabilir, trigliserid yüksekliğine katkıda bulunabilir, karaciğer yağlanmasını kolaylaştırabilir, kan şekeri kontrolünü bozabilir, bağırsak mikrobiyotasını ve bağırsak bariyerini olumsuz etkileyebilir, kilo artışı ve kardiyometabolik hastalık riskini yükseltebilir.

Yani riskin kaynağı çoğu zaman dondurma değil, dondurmanın içine eklenen ultra işlenmiş içeriklerdir.

En iyi seçenek, gerçek süt ve kaymakla hazırlanmış, kısa içerik listesine sahip artisan dondurmalar veya ev yapımı yoğurtlu-meyveli dondurmalardır. Yoğurt, kefir, taze meyve ve kuruyemişlerle hazırlanan ev yapımı dondurmalar hem daha az katkı maddesi içerir hem de daha yüksek besin değerine sahiptir.

Dondurmadan korkmayın. Paketli, ultra işlenmiş dondurmalardan korkun. Etiketi uzadıkça risk de uzar. İçindekiler listesinde palm yağı, glikoz-fruktoz şurubu, çok sayıda emülgatör ve yapay aroma varsa o ürünü masum bir sütlü tatlı olarak görmeyin. Gerçek sütle hazırlanmış kaliteli bir dondurma ise, porsiyon kontrolüne dikkat edildiği sürece sağlıklı beslenmenin içinde zaman zaman keyifle yer alabilir.

Kaynak: Sabah

#Sağlık — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler