6 Ağustos 2026 PerşembeUSD47,6EUR55,08
Gundemnabzi
Son Dakika
Sıcak havalarda kalp krizi riski artıyor

Sıcak havalarda kalp krizi riski artıyor

Yaz aylarında sıcak hava dalgaları tansiyon ve kalp hastaları için risk taşıyor.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava dalgaları, tansiyon ve kalp hastaları için ciddi sağlık riskleri yaratıyor. Sıcak havalarda vücudun serinlemek amacıyla damarları genişlettiğini ve terleme mekanizmasını devreye soktuğunu ifade eden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cengiz Başar, "Vücut ısısını düşürebilmek için damarlar genişlerken kalp daha hızlı çalışmaya başlar. Terleme yoluyla da ısı dışarı atılmaya çalışılır. Bu süreç, kalp ve damar sistemi üzerinde önemli bir adaptasyon baskısı oluşturur. Özellikle tansiyon hastaları ve kronik kalp hastalığı olan bireyler bu durumdan daha fazla etkilenebilir" dedi.

Aşırı sıcakların genellikle tansiyon düşüklüğüne yol açtığını belirten Uzm. Dr. Başar, "Damarların genişlemesi ve terleme ile birlikte damar içindeki sıvı hacmi azalır. Bu nedenle yaz aylarında hipotansiyon sık görülür. Ancak aşırı sıcak ve nemli havalarda yoğun sıvı kaybı yaşanır ve eğer vücut kendini yeterince serinletemezse stres yanıtı gelişebilir. Bu da tansiyonun ani yükselmesine ve hipertansif krizlere neden olabilir. Her iki tabloyla da sık karşılaşabiliyoruz" şeklinde konuştu.

Hipertansiyon hastalarının yaz aylarında dikkatli olması gerektiğine değinen Uzm. Dr. Başar, "Sıcak havalarda damar yapısı hızlı adaptasyon sağlayamayabilir. Düzenli kullanılan tansiyon ilaçlarının etkisiyle sıcak havanın oluşturduğu damar genişlemesi birleşince tansiyonda ani ve kontrolsüz dalgalanmalar yaşanabilir. Bu durum felç ve kalp krizi riskini artırır" dedi.

Yaz aylarında tansiyon ilaçlarının etkisinin değişebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Başar, "Kış aylarında uygun gelen ilaç dozu, yazın damarların doğal olarak genişlemesi nedeniyle fazla gelebilir ve tansiyonun tehlikeli seviyelere düşmesine neden olabilir. Özellikle idrar söktürücü içeren ilaçlar sıvı kaybını artırabilir. Hastalar kesinlikle kendi başlarına ilaç dozunu azaltmamalı veya ilacı bırakmamalıdır. Yaz başında kardiyoloji kontrolü yapılarak tedavi yeniden değerlendirilmelidir" açıklamasında bulundu.

Terleme sırasında yalnızca su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi minerallerin de kaybedildiğini belirten Uzm. Dr. Başar, "Sıvı kaybı kan hacmini azaltarak tansiyonun düşmesine neden olur. Minerallerdeki azalma ise kalbin elektriksel sistemini etkileyerek ritim bozuklukları ve çarpıntı riskini artırabilir" dedi.

Yaz aylarında tansiyon hastalarının ortalama 2,5-3 litre su tüketmeleri gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Başar, "Ancak herkes için aynı miktar geçerli değildir. İleri evre kalp yetersizliği veya böbrek hastalığı bulunan kişilerde aşırı su tüketimi akciğer ödemi ve vücutta sıvı birikimine yol açabilir. Günlük sıvı ihtiyacı mutlaka kişinin sağlık durumuna göre belirlenmelidir" diye konuştu.

Yaz aylarında görülen bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Başar, "Ani başlayan baş dönmesi, göz kararması, ayağa kalkınca bayılacak gibi olma hissi, kulak çınlaması, ense ağrısı, göğüste baskı veya ağrı, düzensiz çarpıntı, aşırı halsizlik ve dikkat dağınıklığı gibi durumlarda kişinin serin bir ortama alınması ve gerekirse sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir" dedi.

Güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Başar, "Özellikle 10.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı. Mecbur kalınırsa gölgede yürünmeli, açık renkli ve bol kıyafetler tercih edilmeli, şapka kullanılmalı ve mutlaka su bulundurulmalıdır" şeklinde konuştu.

Ani sıcak-soğuk geçişlerinin de risk oluşturduğunu belirten Uzm. Dr. Başar, "35-40 derece sıcaklıktan çıkıp 18 dereceye ayarlanmış klimalı ortama aniden girmek damarların hızla büzüşmesine neden olabilir. Bu durum tansiyon krizlerini, koroner damar spazmlarını ve kalp krizini tetikleyebilir. Klima sıcaklığı 22-24 derecenin altına indirilmemeli ve hava akımı doğrudan vücuda yönlendirilmemelidir" dedi.

Kalp ve tansiyon hastalarının beslenmelerine de dikkat etmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Başar, "Aşırı tuzlu ve yağlı gıdalardan uzak durulmalı, kafein tüketimi sınırlandırılmalıdır. Maden suyu tercih edilirken de etiket mutlaka okunmalıdır. Sodyum oranı düşük, magnezyum ve kalsiyum içeriği yüksek doğal maden suları tercih edilmelidir. Aromalı maden suları ise ilave şeker, tatlandırıcı ve katkı maddeleri içerebildiği için önerilmez" dedi.

Yaz aylarında tansiyona bağlı acil servis başvurularında belirgin bir artış yaşandığını belirten Uzm. Dr. Başar, "En sık çarpıntı ve ritim bozuklukları, tansiyon düşmesine bağlı bayılmalar, sıcak çarpması ve dehidratasyon ile hipertansif krizlerle karşılaşıyoruz. Özellikle risk grubundaki hastaların sıcak havalarda tedbirli davranmaları büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Sabah

#Sağlık — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler