18 Ağustos 2026 SalıUSD47,93EUR55,57
Gündem Nabzı

Uzman isim şekerin vücuda verdiği 12 zararı sıraladı

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Özer, aşırı şeker tüketiminin pek çok organı olumsuz etkileyerek vücudu yaşlandırdığını ve hastalıklara yol açtığını belirtti.

Sağlık Servisiİlk yayın:
Uzman isim şekerin vücuda verdiği 12 zararı sıraladı

Şeker, günlük beslenmenin en çok tartışılan konularından biri. Onu tamamen hayatımızdan çıkarmamız mı gerekiyor, yoksa vücudumuz için bir ihtiyaç mı? Bu sorulara Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Özer yanıt verdi.

Uzman isim, ‘’Aşırı şeker tüketiminin birçok organı olumsuz etkileyerek vücudu yaşlandırdığı bir gerçek. Buna karşılık, doğru karbonhidrat kaynaklarını tercih etmek ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak en doğru yoldur’’ dedi. Uzmanlar bu risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. - HÜCRESEL YAŞLANMA - Şeker, hücresel düzeyde enzimatik sistemi etkileyebilir.

Bu durum enerji üretiminden sorumlu mitokondrilerin işlevini bozar. Cildi esnek ve canlı tutan kolajen yapısı zarar görür ve cilt yaşlanması hızlanır. Üstelik bu durum sadece cildi değil, iç organları da olumsuz etkiler. - İNSÜLİN DİRENCİ VE DİYABET - Düzenli şekerli gıda ve içecek tüketimi kan şekerini hızla yükseltir.

Zamanla hücreler insüline yanıt vermeyi bırakır. Bu süreç önce insülin direncini artırır. Ardından çağın yaygın hastalığı Tip 2 diyabet ortaya çıkar. - KALP VE DAMAR RİSKİ - Fazla şeker vücutta kronik inflamasyonu tetikler.

Tansiyonu yükseltir ve kötü kolesterolü artırırken iyi kolesterolü düşürür. Bu değişimler kalp-damar hastalığı riskini doğrudan artırır. - KARACİĞER YAĞLANMASI - Rafine şeker ve yüksek fruktozlu mısır şurubu karaciğerde metabolize edilir. Fazla miktar karaciğer hücrelerinde zamanla depolanır.

Bu durum alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasına neden olur. - OBEZİTE TEHLİKESİ - Özellikle şekerli içeceklerden alınan sıvı kaloriler katı gıdalar kadar doyurucu değildir. Vücudun iştah kontrol mekanizması yanılır. Daha fazla kalori alımı hızlı kilo artışına ve obeziteye zemin hazırlar. - BÖBREK YETMEZLİĞİ - Yüksek kan şekeri böbrekleri de olumsuz etkiler.

Tedavi edilmediği takdirde bu durum böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilen hasarlara yol açabilir. - KANSER RİSKİ - Şeker doğrudan kansere yol açmaz. Ancak yüksek kalori alımı ve obeziteyi tetikler. Meme, kolon ve pankreas gibi birçok kanser türünün gelişme riskini artırır. - GÖRME KAYBI RİSKİ - Kan şekerindeki ani yükselmeler gözün retina tabakasını etkiler.

Bu durum diyabete bağlı retinopati ve görme bozukluklarına yol açabilir. - SİNİR HASARI - Uzun süre yüksek kalan kan şekeri sinirleri besleyen ince damarları bozar. Diyabetik nöropati adı verilen sinir hasarı ortaya çıkar. Bu durum ellerde ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma ile şiddetli ağrı yaratır. - UNUTKANLIK VE BEYİN SAĞLIĞI - Şeker beyin fonksiyonlarını etkiler.

Bilişsel gerileme, unutkanlık ve günlük yaşam aktivitelerinde zorlanmaya neden olabilir. Şeker metabolizmasındaki bozukluklar demans ve Alzheimer hastalığı ile ilişkili süreçlere katkı sunabilir. - ZAYIF BAĞIŞIKLIK - Aşırı şeker tüketimi bağırsaklardaki yararlı bakterilerin dengesini bozar. Bağışıklık sisteminin işleyişi olumsuz etkilenir.

Enfeksiyonlara karşı direnç azalır ve genetik yatkınlığı olanlarda bazı otoimmün hastalıklar ile kanser riskleri artar. - ENFEKSİYON YATKINLIĞI - Kan şeker dengesinin bozulması vücutta direnci düşürür. İdrar yolu ve genital bölge enfeksiyonlarına yatkınlığı artırabilir. - GİZLİ ŞEKER KAYNAKLARI - Paketli gıdaların büyük bölümünde koruyucu maddelerin yanı sıra yüksek miktarda gizli şeker bulunur.

Tuzlu sanılan gıdalar dahi şeker yüklü olabilir. Glikoz şurubu, mısır şurubu, yüksek fruktozlu mısır şurubu, malt şurubu, pirinç şurubu, sonu –oz ile biten fruktoz, dekstroz, maltoz, sakkaroz, laktoz ve maltodekstrin gibi maddeler içeren yiyeceklerden uzak durulmalıdır. - YÜRÜYÜŞ VE PORSİYON KONTROLÜ - Meyve tüketiminde porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir.

Günde sadece 1 çeşit ve 1 porsiyon meyve yenmelidir. Örnek olarak 1 adet muz, 2 ince dilim karpuz ya da 1 avuç kiraz tercih edilebilir. Metabolizma günün ilerleyen saatlerinde yavaşlar.

Karbonhidratlar mümkün olduğunca sabah veya gün içinde tüketilmelidir. Meyve yedikten sonra 30 dakika yürüyüş yapmak glikozun olumsuz etkilerini azaltır. - DOĞAL KARBONHİDRATLAR - Vücudun karbonhidrata ihtiyacı vardır. Tam tahıllı ekmek, yulaf, bulgur, esmer pirinç, kuru baklagiller, sebzeler ve meyveler liften zengin doğal karbonhidrat kaynaklarıdır. Bu besinler enerji sağlar ve kan şekerinin dengeli seyretmesine yardımcı olur.

Önemli olan rafine şeker yerine bu doğal kaynakları seçmektir. - SAĞLIKLI ALTERNATİFLER - Karbonhidrat ihtiyacı bulgur, tatlı patates, tam tahıllar ve basmati pirinç gibi kompleks karbonhidratlardan karşılanmalıdır. Gazlı ve şekerli içecekler ile meyve sularından kaçınılmalıdır.

Tatlı krizi tuttuğunda rafine şeker yerine 1 yemek kaşığı üzüm pekmezi tüketilebilir. Bir diğer sağlıklı alternatif ise lif ve protein içeren bir avuç sarı leblebidir.

Kaynak: Sağlık Servisi

#diyabet · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler