
60 Yaşındaki Kadın, '30-30-30' Diyetiyle kilo verdi
Fransa'da yaşayan Powell, sağlıklı beslenme alışkanlıklarıyla kilo verdi ve genç görünüyor.
Powell, yaklaşık 25 yıl önce Fransa'nın güneyine taşındı. Buradaki günlük alışkanlıkları sayesinde hem kilo verdiğini hem de bu kiloyu yıllar boyunca koruduğunu belirtti. Powell'a göre, Fransızların yeme alışkanlıkları sadece ne yediklerine değil, nasıl yedikleriyle de bağlantılı. Yemek yemek, sadece karın doyurmak için değil, aynı zamanda bir keyif olarak görülüyor. Sofraya oturmak, yavaş yemek yemek ve yemeğin tadını çıkarmak, günlük yaşamda önemli bir yere sahip.\n\nFransız mutfağında taze sebzeler, kaliteli zeytinyağı, balık, yumurta, peynir ve mevsim ürünleri sıkça kullanılıyor. Powell, yasak listeleri hazırlamak yerine kaliteli gıdaların tercih edildiğini vurguladı. Ayrıca, Fransa'da dikkat çekici bir alışkanlık da hareket halindeyken yemek yenmemesi. İnsanlar, arabada, bilgisayar başında ya da ayakta atıştırmak yerine sofraya oturup sakin bir şekilde öğünlerini tamamlıyor.\n\nUzmanlar, bu bilinçli beslenme yönteminin kişinin ne kadar yediğinin farkına varmasını sağladığını ve gereksiz atıştırmaları önlediğini belirtti. Fransız mutfağındaki salatalar doyurucu olmasıyla öne çıkıyor. Zeytinyağı bazlı soslar, keçi peyniri, parmesan, ceviz ve çeşitli sebzelerle hazırlanan salatalar, ana öğün haline gelebiliyor. Powell, sabah kahvaltılarında Yunan yoğurdunun üzerine bal ve sızma zeytinyağı ekleyerek tükettiğini ifade etti. Bu alışılmadık kombinasyonun hem lezzetli hem de uzun süre tok tuttuğunu belirtti.\n\nSon yıllarda sosyal medyada sıkça konuşulan 30-30-30 yöntemi de Powell'ın dikkatini çekti. Bu yöntemde, uyandıktan sonraki ilk 30 dakika içinde yaklaşık 30 gram protein tüketilmesi ve ardından 30 dakika düşük tempolu yürüyüş yapılması öneriliyor. Yapılan çalışmalar, yeterli protein alımının kas kütlesini korumaya yardımcı olup tokluk hissini artırabileceğini gösteriyor. Fransız mutfağında da yumurta, balık, yoğurt, peynir ve deniz ürünleri sıkça tüketiliyor.\n\nPowell, bu beslenme düzeninin bir moda akımından çok daha önce günlük yaşamın doğal bir parçası olduğunu ifade etti. Fransız kadınlarının en büyük farkının, tartıdaki rakamlara odaklanmamaları olduğunu bildirdi. Onlar için önemli olan, kendilerini iyi hissetmek ve yemek yerken suçluluk duymamak. Bu yaklaşım, sürekli diyet yapıp bırakmak yerine uzun yıllar sürdürülebilen bir beslenme düzeni oluşturmalarına yardımcı oluyor.\n\nUzmanlar, kalıcı kilo kontrolünün kısa süreli şok diyetlerden değil, uzun vadede sürdürülebilen sağlıklı alışkanlıklardan geçtiğini vurguluyor. Düzenli hareket etmek, yeterli protein almak, işlenmiş gıdaları sınırlamak, porsiyon kontrolü yapmak ve yemekleri acele etmeden tüketmek, kilo yönetimi ve genel sağlık için önemli öneriler arasında yer alıyor.


