6 Ağustos 2026 PerşembeUSD47,6EUR55,08
Gundemnabzi
Son Dakika
Karaciğer yağlanması siroza yol açabilir

Karaciğer yağlanması siroza yol açabilir

Uzmanlar, karaciğer yağlanmasının masum olmadığını belirterek erken tanı ve kontrollü kilo kaybının önemine dikkat çekti.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Karaciğer yağlanması, son yıllarda en sık rastlanan sağlık problemleri arasında yer alıyor. Hareketsiz yaşam tarzı, dengesiz beslenme ve fazla kilolarla doğrudan bağlantılı olan bu durum, genellikle belirti göstermeden ilerliyor. Uzmanlar, tedavi edilmediği takdirde siroz gibi ağır karaciğer rahatsızlıklarına zemin hazırlayan karaciğer yağlanmasında erken teşhis ve kontrollü kilo vermenin hayati önem taşıdığını vurguluyor.

"Karaciğerimde yağlanma var" ifadesi günümüzde sağlık kliniklerinde en sık dile getirilen şikayetlerden biri haline geldi. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Çokiçli, insülin direnci, fazla kilo ve hareketsizlikle bağlantılı olan karaciğer yağlanmasının sanıldığı kadar masum olmadığını ifade ederek, erken tanı ile kontrollü zayıflamanın tedavi sürecindeki en kritik aşamalar olduğunu aktardı.

Karaciğer yağlanmasının toplumsal genelinde giderek yaygınlık kazandığını dile getiren Doç. Dr. Esra Çokiçli, bu tablonun insülin direnci, hareketsizlik, kötü beslenme ve aşırı kiloyla doğrudan bağlantılı önemli bir sağlık meselesi olduğunu belirtti. Özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın artmasıyla birlikte karaciğerde de yağ birikiminin başladığını kaydeden Çokiçli, bilinenin aksine bu durumun masum olmadığını ve önlem alınmadığında siroz aşamasına kadar ilerleyebileceğini kaydetti.

Karaciğer yağlanmasına karşı en tesirli tedavinin yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi olduğunun altını çizen Doç. Dr. Çokiçli, bilimsel açıdan en etkin yöntemin kontrollü zayıflama olduğunu bildirdi. Süreçte ani kilo kaybının değil, doğru beslenmeyle kademeli ve sağlıklı bir şekilde zayıflamanın esas olduğunu belirten Çokiçli, hızlı kilo vermenin de karaciğer üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini, gerek görüldüğü durumlarda karaciğer hücrelerini koruyan bazı tedavi yöntemlerinin devreye sokulabileceğini ifade etti.

Karaciğer yağlanmasına iyi geldiği iddiasıyla piyasada pazarlanan ürünlere karşı uyarıda bulunan Doç. Dr. Çokiçli, özellikle aktarlardan temin edilen ve bu rahatsızlığa iyi geldiği öne sürülen bitkisel ürünlerin bilinçsiz tüketilmesi halinde ağır karaciğer harabiyetine, hatta karaciğer yetmezliğine varan tablolar yaratabileceğini kaydetti. Bu sebeple hiçbir takviye edici ürün veya bitkisel preparatın hekim onayı olmadan kullanılmaması gerektiği yinelendi.

Karaciğer yağlanmasının ultrason tetkikiyle büyük oranda belirlenebildiğini aktaran Doç. Dr. Çokiçli, teşhiste ultrasonun kritik bir konumu olduğunu belirtti. Gerekli görülen vakalarda FibroScan ya da manyetik rezonans gibi gelişmiş görüntüleme tekniklerinden faydalanıldığını söyleyen Çokiçli, tanı konulan kişilerin belirli periyotlarla izlenmesinin, tedaviye alınan tepkinin ölçülmesi ve hastalığın ilerlemesinin engellenmesi bakımından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Kaynak: Sabah

#Sağlık — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler