Kutup bölgelerinde depresyon riskini azaltmanın yolları anlatıldı
Klinik psikolog Olga Fidrya, Kuzey Kutbu'nda yaşayanlar için düzenli uyku düzeni, yürüyüş ve doğru aydınlatmanın önemini vurguladı.
Kuzey Kutbu bölgesinde yaşayanların uyku düzenini ve genel sağlığını korumasında dengeli uyku rutinleri, yürüyüşler ve uygun aydınlatma etkili olabiliyor. Ancak klinik psikolog Olga Fidrya, bu önlemlerin tek başına depresyonu önlemeyi garanti edemeyeceğini ve halihazırda gelişmekte olan bir hastalıkta profesyonel tedavinin yerini tutamayacağını belirtti.
Genel anlamda bölgeye özel bir kutup psikoterapisi bulunmadığını ifade eden uzman, kuzeydeki bölgelerde depresyonun diğer yerlerdekiyle aynı kanıtlanmış yöntemlerle tedavi edildiğini, fakat ışık, uyku ve mevsimsel belirtilere ek bir özen gösterildiğini kaydetti.
Uyku ve vücudun biyolojik ritmini korumak adına, uyku ve uyanıklık saatlerinin düzenli tutulması, sabahları mevcut doğal ışıktan en üst düzeyde yararlanılması ve beyaz geceler döneminde yatak odasının karartılması önem taşıyor. Işık terapisi kış depresyonuna karşı bir tedavi seçeneği olabilse de, özellikle bipolar bozukluk belirtileri, göz rahatsızlıkları olan veya ışığa duyarlılığı artıran ilaçlar kullanan kişilerin bu yönteme başvurmadan önce uzmanlara danışması gerekiyor. Günümüz itibarıyla, belirtilerin ortaya çıkmasından önce yeni bir atağı önlemek amacıyla başlatılan ışık terapisinin ne kadar etkili olabileceğine dair hâlâ yeterli kanıt bulunmuyor.
Mevsimsel özelliklere uyarlanmış Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT-SAD), mevsimsel depresyon tedavisinde kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Büyük çaplı randomize bir araştırmada, CBT-SAD ve ışık terapisinin akut atak tedavisinde benzer etkinlik gösterdiği gözlendi. Bu tedavinin ardından geçen ilk kış boyunca uzmanlar gruplar arasında bir fark tespit edemezken, ikinci kışa gelindiğinde nüksetme oranlarının ışık terapisine kıyasla CBT-SAD sonrasında daha az görüldüğü saptandı. Düzenli fiziksel aktivite ve sosyal ilişkiler, uzak yerleşim yerlerinde yaşayanlar için uzaktan sunulan psikolojik programlar da ruh halini desteklemede fayda sağlıyor.
Depresif bozukluğun halihazırda ortaya çıktığı durumlarda uyku düzeni, yürüyüşler ve ışığın tedavinin yerini almaması gerektiğinin altını çizen uzman, durumun ciddiyetine göre uzmanların bilişsel davranışçı terapi ve davranışsal aktivasyon gibi kanıta dayalı psikoterapi türlerini tercih ettiğini, ayrıca doktorların antidepresan reçete edebileceğini belirtti. Daha şiddetli depresyon vakalarında ise uzmanlar genellikle psikoterapi ile ilaç tedavisinin bir arada kullanılmasını değerlendiriyor.
Depresif ruh hali, günlük alışkanlıklardan alınan zevkin veya ilginin kaybolması gibi durumların neredeyse her gün günün büyük bölümünde en az iki haftadır devam etmesi halinde kişilerin bir psikolog, psikoterapist veya psikiyatriste başvurması gerektiğini ekleyen uzman; uyku, iştah, odaklanma ve performansın düşmesi durumunda bunun geçerli olduğunu vurguladı. Aynı zamanda iki haftalık sürenin yardım almanın ertelenebileceği anlamına gelmediğini belirten Fidrya, durumun hızla kötüleşmesi veya günlük yaşamı belirgin şekilde aksatması halinde kişilerin daha erkenden bir uzmana ulaşması gerektiğini ifade etti. İntihar düşüncelerinin varlığı, kişinin kendine zarar verme niyeti, psikotik belirtiler veya bireylerin kendi bakımını yapamayacak duruma gelmesi gibi hallerde ise acil profesyonel yardım alınması şart koşuluyor.


