13 Ağustos 2026 PerşembeUSD47,78EUR55,24
Gündem Nabzı

Mutfak süngerlerinde 362 farklı bakteri türü üriyor

Scientific Reports dergisindeki araştırma, bulaşık süngerlerinin milyarlarca mikrobun yuvası olduğunu gösterdi. Uzmanlar süngerlerin 2 haftada bir yenilenmesini öneriyor.

Sağlık Servisiİlk yayın:
Mutfak süngerlerinde 362 farklı bakteri türü üriyor

Mutfak tezgahında, evye kenarında veya lavabo deliğinde duran sıradan bulaşık süngerine en son ne zaman yakından baktınız? Gün içinde tabak, bardak ve çatalları temizlemek için elinize aldığınız bu küçük gereç, evinizin en tehlikeli biyolojik alanı olabilir. İnsanların çoğu süngerlerin sıcak su ve deterjan temasıyla temiz kaldığını düşünür. Gerçekler ise oldukça ürkütücüdür çünkü mutfak süngeri milyarlarca mikrobun üreme noktası olan devasa bir bakteri yuvasıdır.

Scientific Reports dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırmaya göre, tek bir mutfak süngeri 362 farklı bakteri türüne ev sahipliği yapabiliyor. Gözenekli yapı, sürekli nemli kalma durumu, yemek artıklarıyla beslenme ve mutfaktaki ılık ortam sıcaklığı birleştiğinde, süngerler mükemmel bir kuluçka merkezine dönüşüyor.

Bu bakterilerin büyük kısmı zararsızdır ancak aralarında ciddi hastalıklara yol açabilen patojenler de yer alıyor. Tüm bu mikrop türleri, sünger vasıtasıyla temizlendiği sanılan tabak ve bardağa, dolayısıyla doğrudan yiyeceklere bulaşma riski taşıyor.

Piyasadaki standart bulaşık deterjanlarının temel görevi yağları çözmek ve yemek artıklarını yüzeyden kaldırmaktır. Deterjanlar birer dezenfektan değildir ve bakterileri öldürmek üzere tasarlanmamışlardır. Antibakteriyel içerikli deterjanlar bile süngerin derinliklerindeki devasa bakteri kolonilerini yok etmeye yetmez. Üstelik deterjanlar suyun süngerin dokularına daha derinlemesine işlemesine yol açarak nemli kalma süresini uzatır. Bu durum bakterilerin işini daha da kolaylaştırır.

Süngerleri kaynatmak, bulaşık makinesine atmak ya da mikrodalgada ısıtmak yaygın hijyen yöntemleri arasında yer alır. Ancak uzmanlar bu konuda hayati bir uyarıda bulunuyor. Bu yöntemler bakterilerin tamamını yok etmiyor.

Daha da kötüsü, dezenfeksiyon işlemleri yalnızca zayıf bakterileri öldürüyor. Hayatta kalmayı başaran en dirençli ve güçlü bakteri türleri, rekabet ortamı ortadan kalktığı için süngerin içinde çok daha hızlı çoğalmaya ve kolonileşmeye başlıyor. Süngeri sterilize etmeye çalışırken onu süper bakterilerin yaşam alanına çevirebilirsiniz.

Süngerden kötü ve rutubetli bir koku gelmeye başladıysa, bu koku neme bayılan Moraxella osloensis bakterisinden kaynaklanmaktadır. Sünger kokuyorsa, o çoktan ağır bir bakteri istilasına uğramış demektir. Kullanım yoğunluğuna bağlı olarak süngeri 1 ila 2 haftada bir mutlaka çöpe atmalısınız. İşiniz bittiğinde süngeri iyice sıkmalı ve asla lavabo içinde biriken suyun içinde bırakmamalısınız. Havadar bir yerde kurumasını sağlamalısınız.

Doğada kolay kaybolan ve gezegene yük olmayan çevreci selüloz süngerleri tercih ederek sık değişim vicdan azabını hafifletebilirsiniz. Ancak en sağlıklı çözüm, çok daha hızlı kuruyan, gözeneksiz yapısı sayesinde bakteri barındırma oranı son derece düşük olan bulaşık fırçalarına geçiş yapmaktır.

Kaynak: Sağlık Servisi

#Sağlık — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler