5 Ağustos 2026 ÇarşambaUSD47,59EUR54,95
Gundemnabzi
Son Dakika
Aşırı Kiloya karşı ilaçlar: Kullanım, yan etkiler ve öneriler

Aşırı Kiloya karşı ilaçlar: Kullanım, yan etkiler ve öneriler

Obezite tedavisinde kullanılan ilaçların etkileri ve öneriler hakkında bilgi.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Alireza Esteqamati, Tahran Tıp Üniversitesi'nde öğretim üyesi, hangi kişilerin kilo kaybı ilaçlarını kullanabileceğini açıkladı. Vücut kitle indeksi (BMI) 30'un üzerinde olanlar bu ilaçları kullanma adaylarıdır. Ayrıca BMI'si 27'nin üzerinde ve diyabet, yüksek tansiyon, kalp hastalığı gibi obezite ile ilişkili diğer rahatsızlıklara sahip olan kişiler, doktor onayı ile bu tedaviden yararlanabilir.

Esteqamati, bu ilaçların yalnızca estetik amaçlarla önerilmediğini ve yalnızca birkaç kilo vermek için kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Bu ilaçlar, obezite hastalığını tedavi etmek için tasarlanmıştır, geçici görünüm değişiklikleri için değil.

Son yıllarda obezite tanımının değiştiğini belirten Esteqamati, bazı bireylerin aşırı kilo ile obezite arasında bir yerde olabileceğini ve bel/uzunluk oranı gibi başka kriterlerin dikkate alındığını ifade etti. Bu oran 0.5'in üzerindeyse, kişinin daha ayrıntılı değerlendirme ve tedavi müdahalelerine ihtiyaç duyabileceği belirtildi.

Obezite, karmaşık, kronik ve çok faktörlü bir hastalıktır. Esteqamati, obezitenin yalnızca bir görünüm meselesi olarak düşünülmemesi gerektiğini vurguladı; bu durum birçok hastalığın temelini oluşturabilir. Obezite hastaları zamanla diyabet, yüksek tansiyon, yağlı karaciğer, böbrek sorunları, kalp hastalıkları, eklem problemleri, solunum bozuklukları ve hatta çeşitli kanser türleri ile karşılaşabilirler.

Bu nedenle, obezitenin tedavisi diğer kronik hastalıklar gibi bilimsel prensiplere dayanarak yapılmalıdır. Kilo kaybı ilaçları da bu çerçevede obezitenin neden olduğu komplikasyonları azaltmak için kullanılmaktadır.

Bu ilaçların nasıl çalıştığı hakkında bilgi veren Esteqamati, bu ilaçların bir yandan beynin iştah merkezine etki ederek iştahı azalttığını, diğer yandan sindirim sistemi üzerinde etkili olduğunu ve sindirim hareketlerini yavaşlatarak tokluk hissi oluşturduğunu belirtti. Bu durum, bireyin yemek yeme isteğini azaltarak kalori alımını ve dolayısıyla kilo kaybını sağlar.

Ancak, bu ilaçların en önemli yan etkilerinin sindirimle ilgili olduğu ve bulantı, ishal gibi rahatsızlıkların görülebileceği ifade edildi.

Tedaviye başlarken düşük doz ile başlanması gerektiğini vurgulayan Esteqamati, bu ilaçların yüksek dozda kullanılmaması gerektiğini belirtti. Düşük dozdan başlanarak, hasta toleransına ve tedaviye yanıtına göre dozun artırılabileceğini söyledi. Her bireyin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ve bazı hastaların düşük doz ile yeterli yanıt alabileceğini vurguladı. Kendi kendine yüksek dozla tedaviye başlamak yanlış bir yaklaşım olup, yan etki riskini artırabilir.

Esteqamati, kilo kaybı ilaçlarının tek başına obeziteyi tedavi edemeyeceğini belirtti. Bireylerin bu ilaçları kullanarak yaşam tarzlarını değiştirmeden kilo kaybı beklemelerinin yanlış olduğunu ifade etti. Doğru beslenme, fiziksel aktivite ve düzenli egzersiz bu tedaviye ek olarak önemlidir. Bu üç faktör bir arada bulunmadıkça, istenen sonuç alınamaz.

Bu ilaçları kullanan bireylerin dikkat etmesi gereken bir diğer husus ise vücutlarının susuz kalmamasıdır. Günlük ortalama 2-2,5 litre su tüketmeleri önerilmektedir. Yeterli protein alımının da önemli olduğunu belirten Esteqamati, kilo verme sürecinde kas kaybını önlemek için bireylerin yeterli protein alması gerektiğini ifade etti. Ayrıca yağlı gıdaların alımının azaltılması, yemek hacminin kontrol edilmesi ve gerektiğinde doktor önerisiyle D vitamini gibi takviyelerin alınması gerektiği belirtildi.

Düzenli egzersiz yapmanın önemine de dikkat çeken Esteqamati, fiziksel aktivite yapılmadığı takdirde ilaç tedavisinin etkinliğinin azalacağını belirtti. İlaç, diyet ve fiziksel aktivite bir arada anlam kazanmaktadır.

İlaçların kas kaybına yol açıp açmayacağı konusunda yapılan tartışmalara değinen Esteqamati, kilo kaybı yaşayan her bireyin, yağ kaybı ile birlikte kas dokusunu da kaybedebileceğini hatırlattı. Bu durum yalnızca bu ilaçlarla ilgili değildir. Bireylerin yeterli protein almaları ve fiziksel aktivite yapmaları gerektiğini ifade etti. Aksi takdirde, kilo kaybı sürecinde kas kaybı riski artar.

Saç dökülmesi gibi endişelerin de var olduğunu belirten Esteqamati, bu durumun yalnızca ilaçlara bağlı olmadığını, birçok kilo verme yönteminde görülebilecek bir durum olduğunu ifade etti.

Bu ilaçların yalnızca aşırı obezite için geçerli olmadığını ifade eden Esteqamati, bu ilaçların BMI'si 30'un üzerinde olanlar ve bazı hastalıkları olan BMI 27'nin üzerindekiler için doktor onayı ile kullanılabileceğini belirtti. Karar her hastanın durumu göz önünde bulundurularak verilmelidir.

Kullanımın doktor gözetiminde olması gerektiğini hatırlatan Esteqamati, bu ilaçları kullanmayı düşünenlerin mutlaka bu ilaçları tanıyan bir doktorun gözetiminde olmaları gerektiğini vurguladı. Doktorun, bu ilaçların etkileri, yan etkileri, kullanımı, ilaç etkileşimleri ve hasta takibi konularında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Bu ilaçlar, spor salonları, güzellik merkezleri veya bilim dışı ortamlarda kullanılmamalıdır. Hatta doktorlar bile güzellik merkezlerinde bu ilaçları reçete etmemelidir.

Tedavi sürecinin tıbbi bir doktor, reçete ve eczane aracılığıyla yürütülmesi gerektiğini belirten Esteqamati, eczanelerin doktor yerine geçmemesi gerektiğini ifade etti. Doktorların muayenehanelerinde ilaç satmaması gerektiği gibi, eczaneler de hastanın tıbbi bilgisi olmadan ve reçete olmadan ilaç vermemelidir. Hasta geçmişi, altta yatan hastalıklar ve kullanılan ilaçlar büyük önem taşımaktadır.

Yüksek dozda ilaç kullanımının riskleri konusunda bilgi veren Esteqamati, yüksek dozla tedaviye başlamak isteyenlerin bu durumun yanlış olduğunu ve önerilmediğini ifade etti. Yüksek dozda ilaç alan bir bireyin bulantı, sıvı kaybı gibi yan etkiler yaşaması durumunda, böbrek hasarı gibi daha ciddi sorunlar ile karşılaşabileceğini belirtti.

Buna dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Esteqamati, bireylerin ne kadar su içmeleri gerektiğini, hangi semptomları ciddiye almaları gerektiğini ve ne zaman doktora müracaat etmeleri gerektiğini bilmelidir.

İlaç kullanımı ile ilgili bazı spekülasyonlara da yanıt veren Esteqamati, bu ilaçların yanlış kullanımı durumunda ortaya çıkabilecek tehlikeleri gündeme getirdi. Hiçbir ilaçın yan etkisi yokmuş gibi bir algı oluşturmamak gerektiğini belirtti. Her ilaç yanlış kullanıldığında sorunlara yol açabilir ve bilimsel prensiplere göre kullanılmalıdır.

Bu ilaçların nadir yan etkileri arasında pankreas iltihabı (pankreatit) riski olduğunu belirten Esteqamati, bu yan etkinin bazı bireylerde görülebileceğini, ancak yaygın olmadığını vurguladı. Eğer bir birey şiddetli karın ağrısı gibi semptomlar yaşarsa, doktora başvurması gerektiğini ifade etti. Pankreas iltihabı öyküsü olan bireylerin doktorun ilaç reçete etmeden önce durumlarını değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Esteqamati, bu ilaçların zararsız olduğu iddialarının doğru olmadığını, ancak olası yan etkileri dile getirmenin insanların tedaviden korkmasına neden olmaması gerektiğini vurguladı. Doğru ilacın kullanımı, tıbbi standartlara uygun olmalıdır.

Hangi doktorların bu ilaçları reçete edebileceği konusunda bilgi veren Esteqamati, bu ilaçları reçete edecek doktorların ilacı tanıması, ilgili çalışmaları takip etmesi, etkilerini ve olası yan etkilerini bilmesi ve hasta takibi yapabilmesi gerektiğini belirtti. Bu ilaçlar obezite, diyabet ve bazı metabolizma ile ilgili hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Bu alanlarda çalışan doktorlar, bu ilaçların kullanımı konusunda bilgi sahibi olmalıdır.

Esteqamati, bazı diyabetli hastalar veya yağlı karaciğer sorunları olan bireylerde bu ilaçların kullanımı için doktorların duruma göre karar verebileceğini de belirtti; ancak en önemli koşul ilacın tanınması ve hastanın durumunun dikkatlice değerlendirilmesidir.

Sosyal medyanın tedavi kararları için uygun bir alan olmadığını eleştiren Esteqamati, bu alanda çok fazla yanlış bilgi bulunduğunu, her bireyin bir konuda bilgi sahibi olduğunu düşündüğü için yorum yaptığını vurguladı. Bazen kişiler bir kitap veya makaleye atıfta bulunuyor; ancak bu kaynakların yeterli olmadığını ve bunun hastalarda kaygı, korku veya yanlış tedavi kararlarına yol açabileceğini belirtti.

Esteqamati, ilaç ve tedavi ile ilgili konuların bilimsel ortamlarda ele alınması gerektiğini, bireysel hasta koşullarını dikkate almadan kamuya açık ortamlarda bu ilaçların kullanılıp kullanılmayacağına karar verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Sağlık Bakanlığı'nın bu ilaçların reçete edilmesi, satışı ve reklamlarına yönelik denetim yapması gerektiğini belirten Esteqamati, gereksiz reçeteleme ve bilim dışı ortamlarda ilaç uygulamaları ile yanlış reklamların hastalara zarar verebileceğine dikkat çekti. Hem gereksiz reçeteleme hem de ilaçların yan etkileri ile ilgili yanlış bir algı yaratmanın hastalar için riskler oluşturduğunu ifade etti. İlaçların yalnızca gerçek ihtiyaç duyanlara, bilimsel standartlara uygun bir şekilde verilmesi gerektiğini vurguladı.

Esteqamati, yalnızca bir ilaç hakkında bilgi sahibi olmanın, kişilerin o ilacı reçete etmesine yetmeyeceğini, tedavi sürecinin tıbbi standartlar, bilimsel veriler ve uzman kişiler gözetiminde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

Son olarak, Esteqamati, kilo kaybı ilaçlarının obezite tedavisinde kullanılan araçlar olduğunu, ancak sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri olmadan hızlı bir şekilde zayıflama yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Bu ilaçların kullanım koşullarını taşıyan hastalar, doktor önerisiyle bu ilaçların avantajlarından yararlanabilirler. Ancak kendi başlarına, yüksek dozla başlamak, beslenme ve egzersiz önerilerine uymamak veya bilim dışı yollarla bu ilaçları edinmek tehlikeli olabilir. Obezite tedavisinde doğru yol, tıbbi değerlendirme, uygun ilaç kullanımı, doğru beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve hasta takibinin bir kombinasyonu olmalıdır.

Kaynak: Mehr News (EN)

#Sağlık — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler