27 Temmuz 2026 Pazartesi
Gundemnabzi
Elektrikli ocak kullanımı astım krizlerini hafifletebiliyor

Elektrikli ocak kullanımı astım krizlerini hafifletebiliyor

Yeni bir araştırmaya göre, doğalgazlı ocakları elektrikli olanlarla değiştirmek, astım semptomlarını azaltmada yaygın ilaçlar kadar etkili olabiliyor.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Doğalgazlı ocaklar, ev içindeki hava kirliliğinin başlıca kaynakları arasında yer alıyor. Özellikle azot dioksit salınımı yapan bu ocaklar, astım ataklarını tetikleyebiliyor. Pişirme sırasında ortaya çıkan diğer azot oksitler de çevreye yayılarak astım şikayetlerinin artmasına yol açıyor.

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Case Western Reserve University araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, gazlı ocaklardan elektrikli ocaklara geçişin iç mekan kirliliğini azalttığını ortaya koydu. Azot dioksit seviyelerindeki yüzde 70'lik düşüş, katılımcıların astım belirtilerinde iyileşme kaydetmesini sağladı.

Araştırmanın ortak yazarlarından Ashwini Sehgal, The Conversation kaleme aldığı yazısında, ocak değişimi sonrasındaki iyileşmelerin sık kullanılan astım ilaçlarının klinik denemelerindeki sonuçlarla benzer veya daha yüksek düzeyde olduğunu vurguladı.

Ocak değişiminin ardından katılımcılar daha az nefes alma sorunu yaşadı. Günlük aktivitelerindeki kısıtlamaların azaldığını belirten hastalar, acil durum inhalerlerini daha az ihtiyaç duyduklarını bildirdi.

Araştırma ekibi, katılımcıların acil servis başvuruları ile hastaneye yatış oranlarının da yüzde 70 oranında azaldığını tespit etti. Ayrıca astım nedeniyle iş veya okul kaçırılan gün sayısında yaklaşık yüzde 80'lik bir düşüş görüldü.

Sehgal, elektrikli indüksiyon ocaklarını tercih etme nedenlerini hızlı ısınıp soğumaları, elektrikli rezistanslı ocaklara kıyasla daha güvenli ve temizliğinin kolay olmasıyla açıkladı.

Ocak değişiminin astım için tam bir tedavi olmadığını ve herkesin durumuna aynı ölçüde katkı sağlamayabileceğini belirten Sehgal, astım hastalarının doktorlarıyla görüşmeye devam etmesi, reçeteli ilaçları kullanması ve sigara dumanı, ev tozu akarları, polenler ile viral solunum yolu enfeksiyonları gibi diğer tetikleyicilerden kaçınması gerektiğini vurguladı.

Çalışmanın yazarları ayrıca, gazlı ocakların elektrikli olanlarla değiştirilme maliyetinin herkes tarafından karşılanamayabileceğine ve bunun dar gelirli topluluklar için bir engel oluşturabileceğine dikkat çekti.

Sehgal, acil servis ziyaretleri ve hastaneye yatışlardaki maliyet düşüşleri göz önüne alındığında, devletlerin veya sağlık sigortalarının kontrol altına alınamayan astım hastaları için ocak değişim masraflarını sübvanse etmesinin mantıklı olabileceğini ifade etti.

Kontrol altında tutulamayan astım şikayeti bulunan 85 katılımcının yer aldığı çalışma, aralık 2024'te ABD Çevre Koruma Ajansı'nın Topluluk Değişimi Hibeleri Programı tarafından üç yıllık fonla desteklenmişti. Ancak Trump yönetimi projeyi erken sonlandırarak mayıs 2025'ten sonra araştırmacıların yeni katılımcı kaydetmesini engelledi.

Kaynak: Euronews

İlgili Haberler